Kurban Bayramı…
Bakara’dan Hacc’a, Saffat’tan Kevser’e kadar uzanan ayetlerin işaret ettiği bir hakikat…
Sadece bir ibadet değil, insanın Rabbiyle kurduğu en kadim bağlardan biri.
“Kurban” kelimesi, Arapça k-r-b kökünden gelir.
Yani yaklaşmak… yakınlaşmak…
Bir başka ifadeyle: kulun, Yaradan’a attığı en içten adım.
İnsanlık tarihi boyunca bu arayış hiç değişmedi. Mezopotamya’dan Mısır’a, Sami kavimlerinden bugüne kadar… İnsan, hep bir şeye yakın olmak istedi. Şükretmek, arınmak, bağ kurmak istedi.
İslam’da ise bu arayış, Hz. İbrahim ve Hz. İsmail’in teslimiyetinde zirveye ulaştı.
Bir baba… Bir oğul… Ve mutlak bir itaat…
Tam bıçak inecekken gelen ilahi müdahale, aslında bize şunu öğretti:
Allah, kanı değil; niyeti ister.
Eti değil; teslimiyeti kabul eder.
⸻
Bugün kurban, fıkhî hükümleriyle tarif edilir:
Kimin kesmesi gerekir, ne zaman kesilir, hangi hayvan uygun olur…
Evet, bunlar önemlidir.
Ama asıl soru şudur:
Biz kurbanın ruhuna ne kadar yakınız?
⸻
Zaman değişti…
Modern hayat bizi hızlandırdı, yalnızlaştırdı, mekanikleştirdi.
Artık insanlar birbirine değil, ekranlara bakıyor.
Paylaşmak yerine depoluyor, yaşamak yerine izliyor.
İşte tam da bu çağda, Kurban Bayramı bir fren gibidir.
İnsana kendini hatırlatır.
Bir zamanlar…
Anadolu’nun kurban pazarlarında hayat akardı.
Köylü ile şehirli, zengin ile fakir aynı toprakta buluşurdu.
Pazarlık sadece ticaret değil, bir güven meselesiydi.
Bir el sıkışması, bir dua, bir söz…
O avlulara giren kurbanlıklar sadece hayvan değildi;
çocukluğumuzun neşesi, toplumun ortak hafızasıydı.
⸻
Kurban eti…
Bugün çoğu zaman sadece bir gıda gibi görülüyor.
Oysa hakikatte o et:
Bir kapıyı çalmaktır.
Bir kalbe dokunmaktır.
“Seni unutmadım” demektir.
Modern dünyanın bireyciliğine indirilen en şefkatli darbedir Kurban Bayramı.
Çünkü bu bayram:
Duvarları yıkar.
Mesafeleri kaldırır.
İnsanı insana yaklaştırır.
⸻
Ama gelin, iğneyi biraz da kendimize batıralım…
Bugün ne oluyor?
Canlı temasın yerini vekaletler aldı.
Avluların yerini siteler, komşuluğun yerini yalnızlık…
Çocukların bayramı, ekranların içine sıkıştı.
Bayram ziyaretleri, tatil planlarına yenildi.
Bayram artık birçok kişi için:
“kaçış”
Oysa bayram:
dönüştür.
Kendine dönüştür.
Ailene dönüştür.
Toprağına, kültürüne, insanına dönüştür.
⸻
Kurban Bayramı…
Eğer sadece kesimden ibaret kalırsa, ruhunu kaybeder.
Ama bir çocuğun yüzünde tebessüm,
bir fakirin hanesinde sevinç,
bir büyüğün duasında huzur olursa…
İşte o zaman gerçek bayram olur.
⸻
Unutmayalım:
Bu bayram,
bizi biz yapan şeylerin toplamıdır.
O eski avluların samimiyetini,
o mangal dumanına karışan tekbirleri,
o içten paylaşmayı…
Modern dünyanın ortasında kaybetmeden taşıyabiliyorsak,
hala umut var demektir.
Aksi halde…
Şekli kalan,
ama ruhu uçup giden bayramların gölgesinde
her geçen gün biraz daha yalnızlaşacağız.
⸻
Bi hakkın vacip ibadetini yerine getirenleri tenzih ederek…
Kurbanı sadece kesmeyelim.
Hissedelim. Paylaşalım. Yaşayalım.
Gerçek İslam ve Türk şuuru muvacehesinde;
tüm din kardeşlerimize, aziz milletimize
huzur, refah, fazilet ve saadet dolu bir bayram diliyorum.
Kurban Bayramımız mübarek olsun. ????