Prof. Dr. Sibel Bayıl, Türkiye’nin dışa bağımlı olduğu kritik bir alanda dikkat çeken bir projeye imza attı. Gaziantep Üniversitesi bünyesinde geliştirilen yerli kapsaisin üretim yöntemi ticarileşme aşamasına ulaşırken, çalışma savunma sanayinden ilaç sektörüne kadar uzanan geniş bir etki alanıyla stratejik bir dönüşümün habercisi olarak değerlendiriliyor.
Biberin etken maddesi olan kapsaisinin halen büyük ölçüde ithal edildiğine dikkat çeken Bayıl, geliştirilen yöntemle bu bağımlılığın azaltılabileceğini vurguladı. Özellikle Gaziantep’in Nurdağı ve İslahiye ilçelerinde yetiştirilen biberlerin sap, çekirdek ve posa gibi atık kısımlarından yüksek verimle kapsaisin elde edilebildiğini belirten Bayıl, bu modelin hem ekonomik hem de çevresel açıdan önemli kazanımlar sunduğunu ifade etti.
Kapsaisinin kullanım alanlarının oldukça geniş olduğuna dikkat çeken Bayıl, söz konusu maddenin emniyet güçlerinin kullandığı biber gazının ana bileşeni olmasının yanı sıra hayvancılıkta yem katkısı ve ilaç ile kozmetik sektörlerinde de etkin bir şekilde kullanıldığını söyledi. Bu üç alanda Türkiye’nin ciddi bir ithalat bağımlılığı bulunduğunu belirten Bayıl, yerli üretimin savunma sanayii, hayvancılık ve sağlık sektörlerinde önemli bir ithal ikamesi sağlayacağını dile getirdi.
Projeye ilişkin değerlendirmelerini yalnızca akademik platformlarla sınırlı tutmayan Bayıl, A Para ekranlarında yayınlanan Tarladan Sofraya programına konuk olarak da dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Bayıl, programda yaptığı değerlendirmede biber atıklarından kapsaisin üretiminin Türkiye açısından stratejik bir fırsat sunduğunu belirterek, yerli üretimle katma değerin artırılabileceğini ve dışa bağımlılığın ciddi ölçüde azaltılabileceğini vurguladı. Bu açıklamalar, projenin yalnızca bilimsel bir çalışma değil, aynı zamanda ekonomik dönüşüm potansiyeli taşıyan güçlü bir yatırım alanı olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Kapsaisin üretiminin yerel kalkınma teşvikleri kapsamında öncelikli yatırım alanları arasında yer aldığını da hatırlatan Bayıl, Resmî Gazete’de yayımlanan programda Gaziantep için ilk sırada yer almasının, yatırımın stratejik önemini açıkça ortaya koyduğunu ifade etti.
Hammadde tedarik sürecinde de önemli bir adım atıldığını belirten Bayıl, İpekyolu Kalkınma Ajansı tarafından desteklenen “So Green” projesi ile biber atıklarının daha sistemli şekilde toplanacağını ve üretim sürecinin sürdürülebilirliğinin güçleneceğini kaydetti.
Projenin bir sonraki aşamasında Teknopark bünyesinde pilot üretim tesisinin kurulmasının hedeflendiğini aktaran Bayıl, yaklaşık 500 kilogram kapasiteli tesisle üretimin optimize edilerek doğrudan pazara giriş yapılabileceğini söyledi.
Geliştirilen modelin yalnızca ekonomik değil çevresel açıdan da güçlü bir yaklaşım sunduğunu vurgulayan Bayıl, “Atığı değere dönüştüren sürdürülebilir bir sistem kurduk. Türkiye’nin klasik üretim anlayışından çıkarak teknoloji odaklı ve yüksek katma değerli üretime yönelmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.













Efendi Aygün 2 ay önce
Bu çalışma yalnızca akademik bir başarı değil; savunma sanayinden ilaç sektörüne kadar uzanan geniş etki alanı ile ülkemiz adına önemli bir dönüşümün habercisidir.
Yüksek katma değerli üretim modeliyle, dışa bağımlılığı azaltacak ve ekonomik anlamda güçlü bir katkı sağlayacaktır.
Aynı zamanda bölgedeki hammadde kaynağı olan biber üreticilerinin yakından tanınması ve tarımsal altyapının doğru analiz edilmesi, bu projenin en güçlü yönlerinden biridir. Tarım ile sanayiyi buluşturan bu yaklaşım, hem üreticiyi güçlendirecek hem de sürdürülebilir bir ekonomik ekosistem oluşturacaktır.
Bu yönüyle proje; ciddi bir yatırım potansiyeli taşımakta olup, devlet tarafından desteklenmesi gereken stratejik girişimlerden biri olarak öne çıkmaktadır.
Doğru destek mekanizmaları ile çok önemli ekonomik ve toplumsal kazanımlar sağlayacağına gönülden inanıyorum.
Sayın Prof. Dr. Sibel Bayıl’ı; dürüstlüğü, çalışkanlığı ve samimiyeti ile yakından tanıyor, bu değerlerin projeye de güçlü bir şekilde yansıdığına inanıyorum. Üniversitenin kurumsal gücü ile birlikte bu çalışmanın çok daha büyük başarılara ulaşacağı açıktır.
Efendi Aygün
ALMANYA /