Mimarlar Odası önceki dönem başkanlarından H. Özgür Girişken, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada hükümeti ve belediyeleri taşkın riski, altyapı planlaması ve şehirleşme politikaları konusunda sert sözlerle uyardı. Gaziantep’te yaşanan yoğun yağışların ardından değerlendirmelerde bulunan Girişken, mevcut yaklaşımın yetersiz kaldığını ifade etti.
ABD’de afet yönetiminden sorumlu FEMA’nın hazırladığı taşkın riski haritalarına dikkat çeken Girişken, “100 yıllık taşkın” kavramının yanlış anlaşıldığını belirtti. Bu tanımın “100 yılda bir yaşanan sel” anlamına gelmediğini vurgulayan Girişken, teknik olarak her yıl yüzde 1 gerçekleşme ihtimali bulunan bir taşkın riskini ifade ettiğini söyledi.
Riskli bölgelerde yapılaşmanın buna göre şekillendiğini belirten Girişken, bazı bölgelerde bodrum kata izin verilmediğini, zemin kat kotlarının yükseltildiğini ve kritik elektrik ile mekanik sistemlerin taşkın seviyesinin üzerine taşındığını anlattı.
İyi belediyelerin ve yatırımcıların yalnızca genel risk haritalarıyla yetinmediğini ifade eden Girişken, şehirleşme yoğunluğu, betonlaşma, dere yatakları, topoğrafya ve geçmiş taşkın verilerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Türkiye’de taşkın tehlike haritaları ve yönetim planlarının bulunduğunu ancak bunların yapı ruhsatı, sigorta sistemi ve altyapı kapasitesiyle doğrudan bağlantılı güçlü bir mekanizmaya dönüşemediğini savunan Girişken, bu nedenle şehirlerin ani yağışlarda büyük risk altında kaldığını söyledi.
Gaziantep’te yaşanan son yağışları örnek gösteren Girişken, benzer bir durumun yaklaşık üç yıl önce de yaşandığını hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:
“Bu artık çok istisnai diyerek geçiştirilebilecek bir konu değil. Her birkaç yılda bir ‘asrın yağışı, yüzyılın felaketi’ diyerek ağlayamayız.”
Meteoroloji verilerinin dikkate alınması gerektiğini belirten Girişken, şehrin mevcut yapılaşma koşulları, geçirimsiz yüzey oranları, dere yatakları ve altyapı kapasitesinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Yerel yağış ve taşkın risk haritalarının hazırlanması gerektiğini ifade eden Girişken, imar planları, altyapı yatırımları ve afet yönetimi politikalarının bu verilere göre güncellenmesi çağrısında bulundu.
Açıklamasının sonunda mevcut yaklaşımı eleştiren Girişken, “Altyapıyı kısa sürede geliştiremeyebiliriz. Ama en azından neye ihtiyaç duyduğumuzu bilirsek uzun vadeli bir hedef koyabiliriz. Çıkıp ‘yağmur aniden bastırdı, ne yapabiliriz ki?’ demekten iyidir” ifadelerini kullandı.












