Sabah bir kahve, öğlen birkaç lokma, akşam da “Zaten hiç acıkmadım.” Eskiden öğle yemeğinin saatini gözlerken şimdi yemeği hatırlamak için saate bakıyorsunuz. Tartıdaki rakam da düşüyorsa insanın aklına kolayca şu geliyor: “Demek ki böyle iyi gidiyor.” Peki gün boyunca yediklerinizi bir sofraya toplasak, o sofrada neler olurdu?
“Zayıflama iğnesi” diye anılan GLP-1 temelli ilaçlar, uygun kişilerde obezite tedavisinin etkili bir parçası olabiliyor. İştahın azalması ve daha küçük porsiyonlarla doymak da tedavi sırasında görülebilen değişiklikler.
Böyle bakınca kulağa hoş geliyor, değil mi?
Ancak porsiyon küçüldüğünde, o porsiyona sığdırabildiğimiz protein, lif, vitamin ve mineral miktarı da azalıyor. Avrupa’dan üç kuruluşun 2026’da yayımladığı ortak uzman görüşü, kilo değişiminin yanı sıra beslenmenin kalitesine, vitamin ve mineral yetersizliği riskine ve fiziksel işlevlere de bakılmasını öneriyor.
Porsiyon küçülünce her lokmanın işi artıyor!
Öğle yemeğinde eskiden koca bir menüyü kolaylıkla yiyen birini düşünün. Şimdi birkaç kaşık çorbayla doyuyor. Yani gün sonunda o tabaklara eskisinden çok daha az yiyecek giriyor. Benzer durum sıvı alımında da karşımıza çıkıyor.
Başka bir yayında dört meslek kuruluşunun ortak görüşü olarak şu vurgulanıyor: “Bu dönemde öncelik çok daha düşük kalorili bir beslenme düzeninde bile besin öğesi yeterliliğini sağlamak”
Bunun için küçük bir öğünü daha iyi kurmakla başlayabiliriz:
Örneğin birkaç kaşık çorbanın yanına tolere edilebiliyorsa yoğurt eklemek ya da kahvaltıda birkaç lokma yiyecek kadar iştah varsa o lokmalara yumurta veya peynir de sığdırmak. Bulantı ya da erken doyma varsa küçük öğünler daha rahat gelebilir. Bu yakınmalar yemek yemeyi veya sıvı almayı sürekli güçleştiriyorsa, tedaviyi yürüten hekimle görüşmek gerekir.
Tartının yanında artık bir de merdiven var
Kilo verirken yağ kütlesinin yanı sıra yağsız kütle de azalabilir. Yağsız kütle, kasla birlikte su ve diğer yağ dışı dokuları da kapsar. Dolayısıyla bir ölçümde “yağsız kütle azaldı” ifadesini gördüğümüzde, bunu doğrudan “şu kadar kas kaybettim” diye okuyamayız ama günlük hayatta merdiven çıkmak, sandalyeden kalkmak ya da alışveriş poşetlerini taşımak gibi işler, kas gücümüzün nasıl değiştiğine dair ipucu verebilir.
Amerikan Diyabet Derneği’nin 2026 obezite tedavisi standartları da kilo kaybı sırasında kas kaybını sınırlamak için “yeterli protein alımı ve kas güçlendirici aktiviteler” üzerinde duruyor.
Burada iki ayrı önemli nokta var:
- Beslenme, vücudun ihtiyaç duyduğu proteini karşılamaya yardımcı olur.
- Kişinin sağlık durumuna ve kapasitesine uygun direnç egzersizi ise kasların çalışmaya devam etmesini sağlar.
Bir sonraki kontrolde tartıya çıkmadan önce dünkü sofranızı hatırlayın. Ne yiyebildiniz? Ne kadar su içebildiniz? Bir de geçtiğimiz haftalara göre merdivenleri nasıl çıktığınızı düşünün. Bu üç sorunun yanıtı, tartıdaki rakamın yanına tedavinin gidişatını anlamak için değerli bilgiler ekler.
Tabak küçülebilir ama o sofradan, hayatın merdivenlerini çıkacak gücü alarak kalkmak mümkün...
Uzm. Dyt. Çiğdem İlçi Akkor
Kaynaklar:
- Dobbie LJ, Tolvanen L, Alves D, Baker JL, Bez NS, Birney S, et al. Nutritional, functional, and psychological considerations for incretin-based therapies in adults—an EASO, EFAD, and ECPO Consensus Statement. Lancet Diabetes Endocrinol. 2026;14(9):754–777. doi: 10.1016/S2213-8587(26)00122-1.
- Mozaffarian D, Agarwal M, Aggarwal M, Alexander L, Apovian CM, Bindlish S, et al. Nutritional priorities to support GLP-1 therapy for obesity: a joint Advisory from the American College of Lifestyle Medicine, the American Society for Nutrition, the Obesity Medicine Association, and The Obesity Society. Obes Pillars. 2026;18:100269. doi: 10.1016/j.obpill.2026.100269.
- American Diabetes Association Professional Practice Committee for Obesity. Pharmacologic Treatment of Obesity in Adults: Standards of Care in Overweight and Obesity. Diabetes Obes Cardiometab Care. 2026;1(1):5–36. doi: 10.2337/doci25-0008.

Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir