Her zaman ekonomi konularında analiz yazacak değiliz. Bazen rakamların, grafiklerin ve göstergelerin ötesine geçmek; bir toplumun asıl omurgasını oluşturan değerlere bakmak gerekir. Çünkü; bir ülkenin gerçek gücü sadece büyüme oranlarında değil, o büyümeyi anlamlı kılan toplumsal bilinçte ve ortak değerlerde saklıdır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli değeri hiç şüphesiz ulusal egemenliktir. Bu kavram, yalnızca bir yönetim biçimini değil, aynı zamanda milletin kendi kaderine sahip çıkma iradesini ifade eder.
Ulusal egemenlik; bağımsızlığın, özgürlüğün ve geleceğe dair söz söyleme hakkının temelidir, bir toplumsal sözleşmedir.
Son dönemde çok üzücü günleri yaşıyoruz. Bu Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı, çocuklarını toprağa vermiş bir ülke olarak yaşayacağız.
EVET, Hiç bir şey onları geri getirmeyecek. Ama ülkece, en azından bundan sonra bu türlü olayların yaşanmaması için neler yapabilirizi düşünmek, temel ödevimiz olsa gerek.
Okulları sadece eğitim verilen yerler olarak görmeyi eksik buluyorum. Okullar, ulusal egemenlik bilincinin, vatandaşlık sorumluluğunun ve ortak değerlerin filizlendiği kurumlardır. Bu alanlarda yaşanan her türlü güvenlik zafiyeti ya da sosyal kırılma, aslında doğrudan ülkenin geleceğine ve ulusal egemenliğimize yönelmiş bir tehdittir.
Çünkü çocuklarımız, bu ülkenin sadece yarınları değil; aynı zamanda ulusal egemenlik bilincini geleceğe taşıyacak olan esas kolonlardır. Onların güven içinde büyüyemediği, kendini ait hissedemediği bir toplumda, egemenlik kavramı da zayıflamaya başlar. Güvensizlik ortamı, bireylerin devlete olan bağlılığını aşındırır; ortak gelecek fikrini zedeler.
Egemenliğin millete ait olması, o milletin bireylerinin güven, adalet ve eşitlik içinde yaşamasıyla mümkündür. Çocukların okula korkuyla değil umutla gitmesi, öğretmenlerin sadece eğitimle meşgul olması, ailelerin endişe değil güven hissetmesi bu egemenliğin en somut göstergesidir.
Bugün yaşanan olaylar bize açık bir gerçeği hatırlatıyor. Ekonomik kalkınma ne kadar önemli olursa olsun, toplumsal güvenlik ve değerler sistemi ihmal edildiğinde hiçbir başarı sürdürülebilir değildir.
Ulusal egemenliğe, sadece sandıkta değil; okulda, sokakta ve günlük yaşamın her alanında sahip çıkmak zorundayız.
Ez cümle, çocuklarımızı korumak ile ulusal egemenliği korumak aslında aynı şeydir. Çünkü biri, diğerinin devamıdır.
Bu ülkenin geleceğini sağlam temeller üzerine kurmak istiyorsak, önce en temel değeri hatırlamalıyız: Egemenlik milletindir ve o milletin en kıymetli emaneti çocuklarıdır.
Güzel çocuklar,
Sizi "Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve bir bahtının aydınlığısınız” diyecek kadar seven ve güvenen Büyük Atatürk'ün izinde,
NİCE BAYRAMLAR GÖRESİNİZ...












