“VER KATI, AL CUKKAYI”

“VER KATI, AL CUKKAYI”

Demokratik Sol Parti Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Celal Doğan, Hakimiyet Gazetesini ziyaret etti. Ziyaretinde önemli konulara dikkat çeken Celal Doğan, “Ankara Belediyesi yılda yüz yetmiş iki trilyon faiz öderken, Gaziantep belediyesi yılda yüz yetmiş trilyon sadece faiz ödüyor. Yani belli ki Antep tefecilerin ellerine düşmüş. Siz artık ana borcu hesaplayın bir zahmet. Şehir batmış derken yerin dibine girmesi değil bu şekil ifade edilir” diye konuştu.

Celal Doğan, “Gaziantep’in akciğerleri olan Soft dağındaki gelen rüzgarın önüne bina panelleri inşa edilmiş. Sabahleyin insanlara verilen kükürtlü kömürlerin yakılmasıyla çocukların zehirlendiği gibi, şehrin genelinin akciğerlerini temizleyecek hava akımı, yükselen bina panelleri ile Gaziantep’in hava alması engellenmiş. Kısacası “Ver katı, al cukkayı” zihniyeti hakim olmuş. Gaziantep imar olarak ta parsellenmiş, antlaştırılmış. Sayın Cumhurbaşkanımızın biri itirafı vardır; “Biz İstanbul’a ihanete ettik”

Hakimiyet Gazetesi İmtiyaz Sahibi Abdullah Sabri Kocaman’ı ziyaret eden DSP Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Celal Doğan, Merve Tanrıöver’in sorularını yanıtladı.

Uzun bir aradan sonra sizi Gaziantep’e getiren ne oldu?

Beni buraya getiren etkenler arasında ne bir parti, ne bir parti genel başkanı,ne de bir parti yönetimi var.Tamamen Gaziantep halkının,fakir fukarasının ve Gaziantep’e sahip çıkmak isteyenlerin talepleriyle, yıllar öncesinde yaptığım gibi yeniden hizmet etmek için geldim.Bu nedenle bende ki adın da Cumhur ittifakı,.Millet ittifakı  diye bir guruplaşma  yok.Sadece ve sadece “halk  ittifakı” var.

Sizin bıraktığınız dönemden bugüne değerlendirecek olursak eksiklik olarak  neleri gözlemlediniz?

Üzülerek belirtiyorum ki,bıraktığım şehri hiçbir şekilde nispet olarak gelişmiş olarak göremedim.Hatta neredeyse tanıyamadım.En başta içilen su bile aynı su değil.Hava temizliği eskisi gibi değil.Bu şehrin suyu kirlenmiş,havası kirlenmiş.

İçtimai ve İnsani çöküş

Bıraktığım şehrin kardeşlik,birlikte yaşama,birbirini kucaklama arzusu da kalmamış.Öyle bir hal almış ki birbirimizin taziyesine gidemeyecek hale gelinilmiş.Mesela Fatma Şahin Hanım’ın annesinin taziyesine iki defa katıldığım halde benim vefat eden kız kardeşimin taziyesine gelemeyecek kadar  insanlardan uzaklaşılmış.İçtimai ve insani çöküş diyebiliriz buna.

Gece saat dokuzda  şehre Ünaldı Mahallesinden girdim.Bir Arap şehrinden farksızdı.Eskisi gibi bir gazi Türk şehri göremedim.Dilenci ve sokak çocuklarından da bizim yerli halktan kat kat fazla olduklarını gördüm.Bu manzarayı umumi olarak Gaziantep ‘te gördüm ve üzüldüm. Son gelinen hal bu ne yazık ki.

Ver katı, al cukkayı

Gaziantep’in akciğerleri olan Soft dağındaki gelen rüzgarın önüne bina panelleri inşa edilmiş.Sabahleyin insanlara  verilen kükürtlü kömürlerin yakılmasıyla çocukların zehirlendiği gibi, şehrin genelinin akciğerlerini  temizleyecek  hava akımı, yükselen bina panelleri ile  Gaziantep’in hava alması engellenmiş.Kısacası “Ver katı, al cukkayı” zihniyeti hakim olmuş.Gaziantep imar olarak ta parsellenmiş,rantlaştırılmış. Sayın Cumhurbaşkanımızın biri itirafı vardır; “Biz İstanbul’a ihanete ettik” diye.Gaziantep’i bir görse ve yapılanları bilse, şüphesiz ihanetin  ölçüsünü daha başka cümlelerle ifade edecektir.

Biz buralarla ilgili imar planlaması yaparken Softa doğru gidildikçe yapılanma alçalıyordu. Ama şimdiki arkadaşlar  binaların burnunu havalara kaldırmışlar. Dikkat çeken sadece binaların burnu değil arkadaşlarında burnu havalara kalkmış durumda.

Sorunların yumağındaki Gaziantep sizce nasıl kurtulur? Proje yarışına girmiş partilerden çokta medet ummayan vatandaş hızlı ve çözüm bekliyor.Siz nasıl değerlendiriyorsunuz?

Gaziantep belediyesi Ankara’dan sonra faize para ödeyen şehir konumunda.Altı milyonluk Ankara ‘nın yanında Gaziantep sadece iki milyon nüfuslu. Ankara Belediyesi yılda yüz yetmiş iki trilyon faiz öderken,Gaziantep belediyesi yılda yüz yetmiş trilyon sadece faiz ödüyor.Yani belli ki Antep tefecilerin ellerine düşmüş.Siz artık ana borcu hesaplayın bir zahmet.
Şehir batmış derken yerin dibine girmesi değil bu şekil ifade edilir.

Siz  bu şehri nasıl kurtarabilirsiniz?

Ben şuan tespite geldim.Ve çözümünü de çok iyi bilmekteyim.Bundan sonraki ziyaretimde size detaylarıyla da açıklayacağım.

Diğer partilerden de size ilgi, alaka var mı?

Kurtar bizi abi diyorlar.Baba lakabı rahmetli Demirel’e aitti.Ben daha baba olamadım.Ağabeyim henüz.benim çalıştığım siyasi partilerin CHP,HDP,DP,MHP,Anavatan hatta bütün siyasi partilerden destek alıyorum.Liberaller,demokratlar,partili partisiz her kesimden ilgi ve alaka görüyorum.

HDP’ den milletvekili olmanız  üzerinden çok propagandalar yapıldı.Siz bunu nasıl değerlendireceksiniz?

Bugün hiç kimse inkar edemez ki, Celal Doğan Gaziantep’e hizmet yapmadı diyemez.Başarısız oldu diyemez.Marka şehir yapmadı diyemez.Gaziantep Sporu ülke değil dünya çapındaki  takımların içerisine taşıyamadı diyemez.Ama bunların hepsi fiziki hizmetlerdir.Ama Türkiye’de dökülen bir kan var. Çocuklarıma çok güzel bir siyasi miras bıraktım.Ben HDP’ ye gittiğimde çocuklarımı da çağırıp fikirlerini alarak gittim.Askerimiz,polisimiz ,insanlarımız şehit ediliyor.Mesele daha bundan kutsal olanda nedir? Bir damla kanın akmamasıdır.Ben Türkiye’de bu süreçte barışa katkı için çağırıldım.Yarında  barışa katkı için çalışmaya ve gövdemi ortaya koymaya hazırım.Bana  dense ki  Türkiye’ de sen bir damla  durdurmak için çalışacaksın  asla geri durmam.Öyle ki mezarımda ot bitene kadar da barıştan vazgeçmeyeceğim,asla şiddeti savunmayacağım.

Onlara sevap bana günah

Şiddet nereden gelirse gelsin maksadı ne kadar büyük olursa olsun benim için asla ve katla barıştan önemli değildir.Önemli olan bir damla dahi kanın akmamasıdır.Ben Türkiye’de bu süreçte barışa katkı için her türlü hizmete hazırım.Sayın Cumhurbaşkanının Oslo’da,Dolmabahçe görüşmelerini de alkışlamıştım.Ama onlar yapınca sevap,ben yapınca günah oluyor.

Gaziantep Spor ne yazık ki yarayan kanımız.Siz nasıl değerlendirirsiniz?

Bu benim kaderimdir.Hiç bir işin kolayı bana gelmez.Gaziantep Sporu devralırken de sorunlar çok fazlaydı.O dönemde çalıştığım hiçbir başbakan Antep konusunda bana yüz ekşitmediler.Zor bir şehir aldığımı biliyorlardı ve de bana güveniyorlardı.Yaptığım hizmetlere de şahit oldular,saygı duydular ve takdir de etmesini bildiler.Biz o zaman Gaziantep Sporu kayyumdan almıştık.Sıkıntılar had safhadaydı.Bir o zor şartlardan alarak Türkiye’nin en prestijli kulübü haline getirdik.Üç takım kurduk.Gaski Spor,Belediye Spor ve Gaziantep Spor.Bıraktığımızda 480 sporcumuz vardı.Modern spor tesislerimiz  Avrupa’da bile örnek gösteriliyordu.Bu güzel  miras maalesef tarih oldu.Bu takımı yönetemeyenlerin elinden almak gibi bir mücadele sergilenemedi.Belki de alınmak istenilmedi.Özellikle Celal Doğan ismini tesislerden silinmesi için mücadele ettiler.Amaçları da oydu zaten.celal Doğan ismini toplumun gözünden silmek.Ama 15 yıl sonra geldiğimde aksine gönüllerden silinmek yerine daha fazla taht kurmuş olduğumuzu gördük.Yazılarla gönüllere giremeyeceğiniz gibi,silmeyle de gönüllerden silemezsiniz.Gaziantep Sporun kapısına kilit vuranlar için bu bir utanç tablosudur.Er geç yeniden Gaziantep Sporu küllerinden doğuracağız.

HABER//MERVE TANRIÖVER

GÜNDEM
Haber Merkezi
26.02.2019

Yorum yap

Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Gaziantep Hakimiyet Gazetesi ve hakimiyetgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Diğer Haberler
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin