Düşünmenin Yerine Geçen Zeka Modeli: Kolaylığın Bedeli

Uzm.Klinik Psikolog Kübra KOÇER
Uzm.Klinik Psikolog Kübra KOÇER

Uzman Klinik Psikolog Kübra KOÇER

Düşünmenin Yerine Geçen Zeka Modeli: Kolaylığın Bedeli
16-04-2026

Dijital çağın en büyük paradokslarından biri, bilgi verilerinin hiçbir zaman olmadığı kadar erişilebilir olmasıyla birlikte düşünmenin giderek daha az gerekli hale gelmesidir. Yapay zeka sistemleri yalnızca bilgi sunmakla birlikte kalmamakta, aynı zamanda düşünme süreçlerimizi de yeniden şekillendirmektedir.

Geçtiğimiz hafta sonu uluslararası bir kongrede yapay zeka üzerine çalıştığım bir bildirimi yayınladım. Bu konuyu çalışırken fark ettim ki yapay zeka sistemleri hayatımızın içinde düşündüğümüzden çok daha fazla entegre hale gelmiş.

Sabah uyandığımızda artık kahve kokusuyla uyanabildiğimiz otomatik kahve makinaları mevcut. Aracımıza binip işe giderken yine yapay zeka üzerinden iş yerimize en az trafikle hangi rotadan gidebiliriz diye en kısa yolu seçebiliyoruz. Ardından ofiste saatleri belirlenmiş otomatik mailleri gönderip, hiç dilini bilmediğimiz evrakları önce kendi dilimizde anlayıp ardından hiç bilmediğimiz dillerde çevirisini yapıp gönderebiliyoruz.

Tüm bunları yaparken yaz tatilimizi planlamak için açtığımız sekmede bütçemize uygun turları, eğer ki bunları beğenmezsek o bütçeye uygun bize önerilen alternatif turları inceliyoruz.

Özetlemem gerekirse bizler için yaşamımızı kolaylaştıran şahane bir asistanla yaşıyoruz. Fakat şunu da unutmamalıyız ki yapay zeka bizim için bunları düşünürken biz neleri düşünüp zaman ayırıyoruz?

Zihnimiz enerji harcayamadığında geçmişte kapanmayan dosyaları çıkarıp kapatmamızı isterken, altından kalkamadığımız yükleri hatırlayıp kaygımızı mı arttırıyoruz, yoksa bu sistemler hayatımızı kolaylaştırırken bizde kalan zamanı kendimiz için en verimli şekilde mi kullanıyoruz?

Gerçekçi olursak eğer yapay zekayı doğru ve verimli kullanıldığında bilgiye erişebilmenin kolaylığı, yapılan çalışmaların sürecini hızlandırmakta ve yapılan her türlü bilgi araştırmalarının süresini ciddi anlamda azaltmakta.

Yedi yıl önce yüksek lisansını tamamlayan biri olarak o süreçteki araştırma sürecinde yapay zekayı kullanamayan bir öğrenci olarak şu anki mevcut araştırmalardaki hız ve bilgiye ulaşılabilme kolaylığını kesinlikle bir noktada kıskanıyorum.

Çok eskiye gitmeden bir zamanlar bir şey bilmediğimizi düşünürdük, araştırırdık ve günlerce kafa yorardık. Şimdi bir şey bilmediğimizde yazıyoruz: “bunu bana açıkla”.

Zihin yükünü hafifletmek ister ancak tamamen devretmek düşünmenin kendisini işlevsiz kılabilir.

Bir psikolog olarak deneyim ve araştırmaktan uzak bir toplum olarak yaşamaya devam etmenin bizlere uzun vadede erken demans, kaygı ve anksiyete bozuklukları ve depresyon olarak geri dönüşü olacağına inanıyorum.

Uzm. Klinik Psikolog
Kübra KOÇER

ÖNCEKİ YAZILARI
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
Özhanlar Mobilya