?>

Cilt Sağlığı Tabakta Başlar!

Uzman Diyetisyen Çiğdem İLÇİ AKKOR

2 saat önce

Havalar soğumaya başladığında bunu bedenimizde ilk fark eden yerlerden biri cildimiz oluyor. Ne de olsa dış dünyayla aramızdaki kalkan. Rüzgâr, düşük nem ve kaloriferli ortamlar derken ciltte kuruluk, gerginlik ve matlık daha sık görülebiliyor (Bence kış aşıkları bile bundan rahatsız oluyordur). Bu dönemde elimiz hemen cilt bakım ürünlerine gidiyor ama cilt sağlığı yalnızca dışarıdan sürdüklerimizle değil, nasıl beslendiğimizle de yakından ilişkili (Sağlıklı beslenme: “Yine ben, yine ben, yine bennn!”)

Gelin cildiniz için tabağınıza neler koymanız gerektiğine birlikte bakalım...

Öncelikle her “Güzellik tavsiyesi” gerekli değil!

Kolajen, biotin, çinko, omega-3 ve çeşitli “cilt takviyeleri” özellikle bu dönemlerde daha fazla gündeme geliyor.

Ancak bir ürünün popüler olması herkesin ona ihtiyacı olduğu anlamına gelmiyor. Eksiklik varsa yerine koymak elbette önemli. Burada ilk yapılması gereken şey beslenme düzenini kontrol edip müdahale gerekiyorsa önce o kısmı düzenlemek; sonrasında destek gerekiyorsa takviyelere başvurmak.

Su içmeyi unutmayın...

Yaz aylarında susadığımızı daha kolay fark ediyoruz ama hava soğuduğunda su tüketimi fark etmeden azalıyor. Oysa yeterli sıvı alımı cilt dahil tüm dokuların normal işlevleri için gerekli. “Ben sıvı alıyorum zaten” demeyin. Çay, kahve ve diğer içecekler bu konuda da suyun yerine geçmiyor. Günde en az 2-2,5 litre su içmeye devam.

Proteini ihmal etmeyin...

Cilt sürekli kendini yenileyen bir doku. Bu da demek oluyor ki proteine ihtiyacı var.

Et, tavuk, balık, yumurta, peynir, yoğurt, kefir ve kuru baklagillere günlük beslenmede ihtiyaca uygun miktarlarda yer verilmesi doku onarımına katkı sağlayarak cilt sağlığını olumlu etkiliyor.

Sağlıklı yağlardan korkmayın...

Cildin koruyucu bariyerinin sağlıklı çalışabilmesi için diğer besin ögelerine olduğu gibi sağlıklı yağlara da ihtiyacı var. Bu nedenle bir sağlık personeli tarafından aksi önerilmedikçe çok düşük yağlı beslenmek aslında iyi bir fikir değil. Yağ seçiminizi sağlıklı yağlardan yana yapmanız gerektiğini söylememe gerek yok sanırım...

Zeytinyağı, ceviz, badem, fındık, avokado ve balık gibi besinler tam olarak sağlıklı dediğimiz yağlardan ve günlük beslenmede yerini almalı. Buradaki en kritik nokta ise porsiyon kontrolü. Enerji içerikleri yüksek olduğu için ihtiyaçtan fazla tüketilmesi kaş yaparken göz çıkarmak olur.

Tabağınıza renk katın!

Sonbahar ve kış ayları aslında cilt dostu pek çok besini de beraberinde getiriyor.

Antioksidan içeriği yüksek besinler burada da bize göz kırpıyor. Nar, mandalina, portakal, kivi, havuç, balkabağı, brokoli ve koyu yeşil yapraklı sebzelere beslenmede düzenli olarak yer vermek cilt sağlığı için de oldukça etkili. Özellikle C vitamini kolajen sentezinde görev alıyor. Ancak cilt sağlığını yalnızca tek bir vitamine bağlamak tabi ki doğru değil. Genel beslenme kalitesi her zaman daha önemli!

Uzun süre çok düşük kalorili veya tek tip beslenmek de yalnızca enerjinizi değil; saç, cilt ve tırnak görünümünüzü de olumsuz etkileyebiliyor.

Özetleyecek olursak...

Cildin istediği aslında basit!

Yeterli su, renkli sebze ve meyveler, kaliteli protein kaynakları, sağlıklı yağlar ve dengeli bir beslenme düzeni…

Havalar soğurken nemlendirici ürünlerden önce tabağınızı değiştirmeyi unutmayın. Çünkü sağlıklı bir cilt önce içeriden desteklenir.

Uzm. Dyt. Çiğdem İlçi Akkor

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI