Hava serinliyor, günler kısalıyor, pazar tezgâhlarının renkleri değişiyor. Bedenimiz ve günlük rutinimiz de mevsimle birlikte değişime hazırlanıyor.
Sonbahar geldi diye mutfağı baştan aşağı değiştirmeye ya da yaz boyunca yediklerimizi telafi etmeye gerek yok. Ama mevsim değişirken beslenme düzenimizi gözden geçirmek, bağışıklığımızı desteklemek ve kışa daha iyi hazırlanmak için güzel bir fırsat.
Peki soframızda neleri değiştirebiliriz?
1. Mevsimin renklerini sofraya taşıyın.
Sonbaharda ıspanak, pırasa, brokoli, karnabahar, pazı, balkabağı gibi sebzeler sofralarda yerini almaya başlıyor. Farklı renk ve çeşitlilik, farklı vitamin, mineral ve antioksidanlardan yararlanmak demek.
2. Yaz meyvelerine veda ederken meyveyi bırakmayın.
Elma, armut, nar, mandalina, üzüm… Sonbaharın da güzel bir meyve takımı var. Meyveyi “şeker içeriyor” diye hayatımızdan çıkarmak yerine, porsiyonuna dikkat ederek bütün haliyle tüketmek iyi bir seçenek. Meyve suyu yerine meyvenin kendisi, lif avantajını da beraberinde getiriyor.
3. Bakliyatları yeniden sahneye çıkarın.
Havalar serinledikçe mercimek çorbası, nohut, kuru fasulye ve barbunyanın yeniden sofraya dönmesi; bitkisel protein, lif, vitamin ve mineral ihtiyacımızı karşılamaya yardımcı oluyor.
4. Bağışıklık için tek bir “mucize besin” aramayın.
Sonbahar gelir gelmez zencefil, limon, bal, sarımsak derken bir anda mutfağı eczaneye çevirmeye meyilliyiz. Oysa bağışıklık sistemi için mucizevi tek bir besin yok. Yeterli ve dengeli beslenme, yeterli protein, sebze-meyve çeşitliliği, düzenli fiziksel aktivite ve yeterli uyku hep birlikte bağışıklığımızı güçlendiriyor.
5. Su şişesini yazla birlikte tatile göndermeyin.
Havalar serinleyince susama hissimiz azalabiliyor ve su içmek kolayca unutulabiliyor. Oysa su ihtiyacımız yaz bitince ortadan kalkmıyor. Gün boyunca düzenli su içmeyi sürdürmeli; çay ve kahveyi suyun yerine koymamalıyız.
6. Sofranızdaki çeşitliliği artırın.
Yaz boyunca daha çok soğuk sandviçler, salatalar ve pratik öğünlerle ilerlemiş olabiliriz. Sonbahar, çorbalar, sebze yemekleri, tam tahıllar ve bakliyatlarla sofrayı yeniden çeşitlendirmek için güzel bir dönem.
7. Yazı “telafi etmeye” çalışmayın.
Belki tatilde hakkıyla yedik içtik, belki dondurma sezonunu hakkıyla değerlendirdik. Bunun için sonbahara açlık detoksları ve ağır kısıtlamalarla başlamamıza gerek yok. Yeni mevsim, eski yediklerimizi cezalandırma zamanı değil. Sadece rutinimize geri dönmek, düzenli beslenmek ve gerektiğinde küçük değişikliklerle devam etmek yeterli.
Sonbahar biraz da yeniden düzene girme mevsimi. Bu yüzden kendimize “Yazın ne kadar kaçırdım?” diye sormak yerine, “Kışa girerken kendim için hangi iyi alışkanlığı hayatıma ekleyebilirim?” diye soralım.
Çünkü sağlıklı beslenme, mevsim değiştikçe baştan yazılan bir liste değil; hayatımıza uyum sağlayarak devam eden bir düzen…
Uzm. Dyt. Çiğdem İLÇİ AKKOR