?>

KÜRESEL TEHDİT: OBEZİTE

Uzman Diyetisyen Çiğdem İLÇİ AKKOR

14 saat önce

Türkiye fazla kilolu ve obez olma oranıyla Avrupa birincisi! Evet, yanlış duymadınız…

2022 TÜİK verilerine göre her 2 yetişkinden 1’i fazla kilolu veya obez.

4 Mart “Dünya Obezite Günü”ydü. Bu vesileyle bazı noktaları netleştirelim isterim.

Obezite yalnızca vücuttaki yağ oranının ve kütlesinin normalden yüksek olması durumu değil; kronik ve metabolik bir hastalık. Ayrıca tek başına hareket etmeyip mevcut olduğu yere diğer metabolik ve kronik hastalıkları da davet ediyor. Kalp-damar hastalıkları, diyabet, insülin direnci, yüksek kolesterol, uyku apnesi, hormonal bozukluklar ve bazı kanser türleri de maalesef bu daveti geri çevirmekte zorlanıyor.

Peki bu artışın sebebi ne? Hareketsiz yaşam mı? Beslenme alışkanlıkları mı? Ultra işlenmiş gıdalar mı? Sigara mı? Genetik yatkınlık mı? Aslında hepsi…

Üstelik yalnızca bireysel faktörlerle de açıklayamıyoruz. Yoksulluk, sağlıklı ve besleyici gıdaya ve sağlık hizmetlerine erişim zorluğu, eğitim eşitsizliği gibi durumlar obezitenin ana kaynakları. Bu da demek oluyor ki obezite yalnızca bir “bireysel irade” meselesi değil. Bütün bunları düşününce “Dünya bizi şişmanlatıyor” desek, bu yalnızca bir komplo teorisi mi olur? Bu soruya net bir “Hayır” cevabı verebilecek olan yoktur sanırım. Öyleyse kaderimize razı mı olacağız? Neyse ki bireysel önlemler ve davranışlarla sağlıklı kalabilmek hala mümkün.

Beslenme alışkanlıkları ve yaşam tarzındaki sürdürülebilir değişiklikler tam olarak bu noktada devreye giriyor:

Ultra işlenmiş ve paketli gıdalardan uzak durmak, Kalori alımını kısıtlamak, Liften zengin beslenmek, Basit karbonhidratlar yerine kompleks karbonhidratları tüketmek (beyaz ekmek yerine tam tahıllı ekmek tüketmek gibi), Hayvansal yağlar yerine bitkisel yağları tercih etmek, Meyve ve sebzelerden zengin beslenmek, Besin çeşitliliğine özen göstermek, Düzenli fiziksel aktivite yapmak

fiziksel ve ruhsal sağlığa kavuşmak ve bunu koruyabilmek için kazanılması gereken en önemli alışkanlıklar.

Unutmayın; doğru beslenme yalnızca daha zayıf olmamızı değil daha sağlıklı ve konforlu bir hayat sürmemizi de destekliyor. Boşuna dememişler: “Ne yersen, osun!”

 

Çiğdem İLÇİ AKKOR

Uzman Diyetisyen

 

 

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI