“Sağlıklı besleniyorum ama kilo veremiyorum!”
Ben mesleğim gereği bu cümleyi çok duyuyorum. Siz hiç bu cümleyi kurdunuz mu? Hadi şimdi tabloya daha yakından bakalım…
Kahvaltıda granola, ara öğünde kuru meyve, gün içinde şekersiz kahve yanında birkaç hurma, akşam da bol avokadolu salata…
İşte tam bu noktada önemli bir ayrım ortaya çıkıyor: Sağlıklı olmak kalorisiz olmak değil.
Son yıllarda gıda sektörü ve medya araçları bize güçlü bir mesaj verdi: “Sağlıklıysa istediğin kadar yiyebilirsin.”
Oysa vücudumuz pazarlama sloganlarına değil, aldığı toplam enerjiye bakıyor. Bir besinin vitamin ve mineral açısından zengin olması, fazla tüketildiğinde kilo alımına katkı sağlamayacağı anlamına gelmiyor.
Bakalım farkında olmadan yaptığımız hatalar nelermiş…
Sosyal medya trendlerinin gizli bedeli
Kahveye tereyağı eklemek, sınırsız fıstık ezmesi tüketmek, her öğüne avokado koymak veya enerji toplarını masum görmek…
Bu besinlerin çoğu besleyici olabilir. Fakat besleyici olmaları, sınırsız tüketebileceğimiz anlamına gelmez. Özellikle sosyal medyada popülerleşen bazı trendler, farkında olmadan günlük enerji alımını ciddi şekilde artırabiliyor.
“Sağlık hâlesi” tuzağı
Bilim insanları buna “sağlık hâlesi etkisi” adını veriyor.
Bir yiyeceği “sağlıklı” olarak etiketlediğimizde, miktarını gözden kaçırmaya başlıyoruz. Salata olduğu için ekstra sos ekliyor, doğal olduğu için daha fazla kuruyemiş yiyor veya şekersiz olduğu için ikinci porsiyona yöneliyoruz.
Kuruyemişler: Küçük ama güçlü
Kuruyemişler kaliteli yağlar, lif ve birçok değerli besin ögesi içerir. Bu nedenle engel olan herhangi bir durum söz konusu değilse yeterli miktarda tüketilmelidir. Ancak porsiyon kontrolü burada kritik öneme sahiptir.
Bir avuç badem veya fındık sağlıklı bir ara öğün olabilirken, televizyon karşısında fark etmeden tüketilen birkaç avuç kuruyemiş ihtiyaçtan fazla kalori anlamına gelir.
Kuru Meyveler: Masum görünen kalori yoğunluğu
Kuru kayısı, incir veya hurma gibi besinler sağlıklı seçeneklerdir. Ancak suyu uzaklaştırıldığı için hacimleri küçülür ve kısa sürede yüksek miktarda enerji alımına sebep olabilir.
Bir avuç kuru meyve tüketirken aslında birkaç porsiyon meyveyi dakikalar içinde yemiş olabiliriz.
“Fit” etiketli ürünler
Market raflarında karşımıza çıkan granolalar, protein barlar, şekersiz kurabiyeler ve glutensiz atıştırmalıklar çoğu zaman “sağlıklı” algısı oluşturuyor.
Ancak bir ürünün üzerinde “fit”, “doğal”, “şekersiz” veya “glutensiz” yazması onun düşük kalorili olduğu anlamına gelmez. Hatta bazı ürünler klasik alternatiflerinden daha fazla yağ veya şeker içeriyor!
Sorun çoğu zaman besinin kendisinde değil, ona yüklediğimiz anlamda yatıyor.
Sonuç: Sağlıklı ama ölçülü
İhtiyaçtan fazla tüketildiğinde sağlıklı besinler de kilo aldırır. Çünkü kilo değişimini belirleyen tek şey yiyeceğin ne kadar sağlıklı olduğu değil, aynı zamanda toplam enerji dengesidir.
Doğru beslenmenin sırrı iyi-kötü diye etiketlemede veya sağlıklı olanı sınırsızca tüketmekte değil, dengede saklıdır…
Uzm. Dyt. Çiğdem İLÇİ AKKOR