USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000

SAVUNMA SANAYİMİZİN GELİŞİMİ

23-03-2021

Milli savunma sanayisinin dünyaya tanıtılması amacıyla 1993'ten beri 2 yılda bir organize edilen Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı (IDEF), kısa sürede Türkiye'nin dünya markası haline geldi. Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfının (TSKGV) sorumluluğunda en son 2019 da yapılan ve bu yıl 15'incisi gerçekleştirilecek fuar Türkiye’nin savunma sanayinde nasıl çağ atlayıp bir üst lige çıktığının göstergesi olmuştur. Ayrıca bu fuarlar Türk savunma sanayisi için savunma ve güvenlik alanlarında önemli bir tanıtım, pazarlama ve iş birliği platformu oluşturmaktadır.

Türk savunma sanayisinin temelleri Osmanlı Devleti’nin yükselme dönemine kadar uzanmaktadır. Savunma sanayisi Cumhuriyet Dönemi'nde sanayileşme ve kalkınma hareketleriyle gelişimini sürdürmüştür. 1974 yılında Kıbrıs barış harekatı ve sonrası süreçleri hatırlayalım Kıbrıs harekatında müttefik görünen ülkelerden alınan silahların ve uçakların Türkiye’nin ulusal çıkarları doğrultusunda kullanılması ihtiyacı başta ABD olmak üzere bazı müttefik ülkelerce hoş karşılanmamış ve Türkiye’ye Kıbrıs harekatı sonrasında silah ambargosu uygulanmıştır. Belki de bu durum ülkemiz için hayırlı oldu çünkü çıkarılan engeller sebebiyle ülkemizde savunma ihtiyaçlarının dışa bağımlı hale gelinmesinin teçhizatı açığının kapatılmasının mümkün olamayacağı anlaşılmıştır. Bu tarih aslında savunma sanayisinin yerli ve milli imkanlarla geliştirilmesi için ülkemize bir fırsat doğurmuştur. Bu tarihten sonra yerli sanayinin desteklenmesi için birçok proje hayata geçirilmiştir.

ASELSAN savunma sanayimizim önemli unsurları arasındadır bu firmanın ürettiği sistemler, yurt içi müşterilerin yanı sıra yurt dışında 60’ın üzerinde ülke tarafından kullanılıyor. Seyir füzeleri ve benzeri tehditlere karşı geliştirilen Korkut Hava Savunma Top Sistemi, HİSAR Alçak ve geçen günlerde test atışı başarı ile gerçekleştirilen HiSAR O Orta İrtifa Hava Savunma Sistemleri; son yıllarda artan “drone” tehditlerine karşı tasarlanan İHTAR “Anti-Drone” Sistemi, terör olaylarına karşı güvenlik gereksinimlerini karşılamak üzere geliştirilen Kamu Güvenliği Yönetim Sistemi, ASELSAN’ın tasarladığı ve fuarlarda sergilediği dikkat çekici ürünler arasında yer alıyor.

Türkiye’nin ilk millî mikro gözlem uydusu olan Lagari uydusu; sahada taktik görüntü ihtiyacının yakın gerçek zamanlı karşılanması, genel haritalama, orman ve bitki örtüsünün takibi, doğal afet takibi gibi keşif gözetlemesi yapacak. Renkli ve nokta/şerit görüntü alma kabiliyetlerine sahip, yeni nesil elektro-optik kamera taşıyan Lagari, uzay teknolojisinde boşlukları dolduracak olan tamamlayıcı uydu kategorisinde ilk millî yatırım olma özelliğini taşıyor.

Türkiye, insansız hava araçları teknolojisinde yeni bir boyuta geçmiştir. Millî olarak geliştirilen kamikaze (vurucu drone) ve yapay zekâ algoritmalarıyla donatılan gözetleme maksatlı otonom "drone"ların "sürü" şeklinde hareket edip birlikte çoklu drone harekâtı yapmaları sağlanacaktır. Türk mühendisler tarafından özgün geliştirilen ürünler, sahip oldukları üstün taktik özellikleriyle asimetrik harp, terörle mücadele ve güvenlik operasyonlarında başarıyla kullanılmaktadır. Türk Silahlı Kuvvetlerinin geçtiğimiz yıllarda Fırat Kalkanı harekatı Afrin harekatı ve terörle mücadelede etkin olarak kullandığı SİHALAR adeta milli gururumuz olmuş bir çok ülkenin dikkatini çekmiştir. Türkiye dünyada insansız hava aracı üreten birkaç ülkeden birisi haline gelmiştir.

Türkiye’nin Rusya’dan S 400 savunma füzelerini ihtiyacı olduğu için alması ve Amerika’nın Katsa yaptırımlarını devreye sokması ve Türkiye’yi F35 uçak projesinden çıkarması hali hazırda çalışmaların sürdürüldüğü milli muharebe uçağının belki de daha erken hava kuvvetlerimize katılmasına neden olacaktır.

Sonuç olarak Türkiye savunma sanayiinde büyük oranda dışarıya bağımlıyken son yıllarda yapılan çalışmalarla yerli ve milli silahlar, insansız hava araçları, kısa ve orta menzilli savunma füzeleri, taarruz helikopterleri gibi birçok askeri ekipmanı yerli milli imkanlarla üretmeye başlamış savunma sanayinde bir üst lige çıkmıştır. Orta Doğuda ateş çemberinin içerisinde yer alan ülkemiz için bu silah sistemlerinin milli imkanlarla üretilmesi dosta güven düşmana korku vermektedir.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?