Yaz gelince elimizden soğuk içecek düşmüyor. Buzlu kahveler, meyveli içecekler, soğuk çaylar, gazlı içecekler derken günün sonunda kendimizi oldukça serinlemiş hissediyoruz. Sonra da “Bugün bol sıvı aldım zaten” diye düşünüyoruz. İşte tam da burada yazın en büyük hatalarından biriyle karşılaşıyoruz: İçtiğimiz her şeyi su yerine koymak!
“Ama ben gün boyu çay ve kahve içiyorum!”
Çay ve kahve elbette sıvı alımına katkı sağlar. Ancak mesele sadece bardağa giren sıvı miktarı değildir. Yaz aylarında artan sıcaklıkla birlikte vücudumuz terleme yoluyla çok daha fazla su kaybeder. Gün içinde bolca çay-kahve içen bir kişi, akşam olduğunda hâlâ yeterli su tüketmemiş olabilir.
Soğuk içecekler masum görünebilir!
Özellikle yazın tüketilen aromalı içecekler, meyve suları ve hazır soğuk çaylar ferahlatıcı hissettirse de çoğu zaman yüksek miktarda şeker içerir. Bir bardak soğuk çay içtiğinizde serinlersiniz ama bu, vücudunuzun su ihtiyacını tam olarak karşıladığınız anlamına gelmez. Üstelik farkında olmadan ekstra kalori de alabilirsiniz.
Susamayı beklemeyin!
Birçok kişi “Canım su istemiyor” diyerek su tüketimini erteler. Oysa vücudumuzun suya ihtiyacı olduğunu gösteren tek işaret susamak değildir. Gün içerisinde baş ağrısı, halsizlik, konsantrasyon güçlüğü veya ağız kuruluğu yaşıyorsanız, bunun nedeni çoğu zaman sadece sıcak hava değil; yetersiz su tüketimi olabilir.
Su içmek için kendinize küçük hatırlatıcılar oluşturun.
Su tüketimini artırmak düşündüğünüz kadar zor değil. Minik dokunuşlarla su içmeyi daha keyifli hale getirebilirsiniz.
- Masanızda sürekli bir su şişesi bulundurun.
- Telefonunuza su hatırlatıcıları kurun.
- Suyunuza limon, nane veya birkaç dilim meyve ekleyerek daha keyifli hale getirin.
Son olarak…
Yazın serinlemek için içtiğiniz çaylar, kahveler ve diğer içecekler hayatınızdan çıkmak zorunda değil. Fakat onların suyun yerini tuttuğunu düşünmek bir yanılgı olur.
Vücudunuzun gerçekten ihtiyacı olan en önemli şey hâlâ en basit, en ulaşılabilir ve en değerli içecektir; sudur...
Uzm. Dyt. Çiğdem İLÇİ AKKOR
