?>

KALİTESİZ! UCUZ MALIN REKLAMI ÇOK OLUR!..

Merve Tanrıöver

4 saat önce

Çağımızın hastalıkları arasına son zamanlarda toplumda sayıları hızla artan ve yaydıkları negatifliklerle toplumda olumsuzluklar yaratan “Görgüsüzlük” gelir..

Asaletle ve saygınlıkla tamamen zıt bir karakter yoksunluğudur. Son zamanlarda ortaya çıkan her türlü toplumsal kavgalarında temelini oluşturur günümüz görgüsüzleri…

Yediği çikolata ile kendini cennette sananlara mı üzülelim, konuştuğu telefonla elit olduğunu zanneden avanaklara mı gülelim?

Asaletin kökleri insanın ruhunda saklıdır. İyi bir ailede yetişmenin göstergesidir. Nasıl bir insan olduğunun dışa yansımasıdır. Asil kişi hiç kimseye zararı dokunmayan, bilakis kendisinden, çevresine ışık saçan güzellik ve iyilik yansıtandır. Her ortamda kendisini farklı kılandır. Asil insanlarda kalp, beyin ve dil aynı çizgide gider. Kimseye karşı farklı oynamazlar. Ünlü düşünür Mark Twain’in de dediği gibi; “Nezaket öyle bir dildir ki; sağır olan da duyar, kör olan da görür.” Ama maalesef asaleti taşımak zordur. Bu kıyafet öyle herkesin sırtında güzel durmaz. Kimilerinin bedenine büyük, kimilerinin bedenine ise küçük gelir. Bazıları ne yaparsa yapsın onda emanet gibi durur. 

Öte yandan asaletin de rakibi vardır. O da arsızlıktır, bayağılıktır. Arsızın asil olmaya kalkışanı ise tam bir faciadır, yani sonradan görmedir. Bazıları, asil olmak için taklit eder, yapmacık tavırlar takınırlar ama farkında olmadan sadece kendilerini basitleştirirler. İşte bu kişilere gülmemek elde değildir. 

Gittikçe zarafet ve nezaketten uzaklaştığımız şu günlerde, etrafımızda nezaketten yoksun insanları oldukça fazlaca görür olduk. Bayağılık, basitlik o kadar yaygınlaştı ki, birçok insanın neredeyse, asalet sahibi olmayı bir tür kusur gibi gördüklerine şahit oluyoruz. İnsanlar, sanki asıl ve nazik davranış içinde olurlarsa aç kalırlar, itilip kakılırlar gibi bir endişe durumu yaşıyorlar. Zira biliyorlar ki nezaketsizlik aldı başını gidiyor. Kabaların hâkim olduğu dünyada kibarların hükmü olmuyor kanaati oldukça yaygınlıkla paylaşılıyor. 

Sahip olduğu zenginliğini ve mevkisini kolay elde eden sonradan görmeler, onun bunun yanında ördek gibi gezerken görülürler. Bu nezaket yoksunu insanlar kaba, acımasız, açgözlü ve sayısızdırlar. Sosyal statüleri ne olursa olsun günlük yaşarlar, rahatlarını bozmamak için farkında bile olmadan çevresinden kabalığını ve küstahlığını gizleyemezler ama bilmezler ki sadece kendilerine güldürürler.

Nezaketli, zarafet ve asalet içinde bir yaşam nasıl yaşanır dersleri de okullarımızda verilmelidir. Ne dersiniz, bu güzel olmaz mıydı? Bu dersleri verecek, çocuklarına rol model olabilecek aile yapılarını yok ettik. Belki okullar aile kurumundan daha önce yozlaştı. Belki önce ekmek bozuldu ama bir yerlerden başlamak gerekiyor. Tuz daha fazla kokmadan, bu topluma, bu insanlara bir çeki düzen vermek gerekiyor. 

Sonradan görme insanlar maymunlara benzerler.

Onlarda bir maymun becerikliliği vardır. Bakarsınız yukarılara tırmanıyorlar, tırmanma sırasındaki çevikliklerine  hayran olursunuz, ama tepeye ulaştıkları zaman artık yalnız ayıp yerleri görünmeye başlar.

Honore De Balzac( Vadideki Zambak )

TEBESSÜM

Yeni evli bir çift tam tren istasyonunun bitişiğinde bir ev tutarlar ve yerleşirler. Fakat bir sorunları vardır. Her tren geçişinde gardrop kapakları gacırrrtt diye açılır ve buna bir çare bulamazlar.Bir gün kadın eve marangoz çağırır. Adam bakar bakar fakat birşey anlayamaz. Kapağı kapatır ve tam o sırada tren geçer ve kapak tekrar açılır adam der ki- Ben bir de içine gireyim dolabın bekliyim tren geçsin bir de içerden bakiim neden açılıyormuşDer ve içine girer. Tam o sırada kadının kocası gelir ve üzerini değiştirmek için dolabı açar ve bir de bakar ki dolapta hiç tanımadığı bir adam- Senin ne işin var burada be adam kimsin sen?Adamın cevabı_ Beyefendi size tren bekliyorum desem inanır mısınız???

GÜNÜN SÖZÜ

Herkes; bir toplumda, elbiseleriyle karşılanır ama kişiliğiyle de uğurlanır. Edep hayadan, haya asaletten, asalet soydan gelir!

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI