Gün içinde yaşadığınız o inatçı baş ağrıları, sabah uyandığınızda boynunuzdaki o sertlik, gün boyu canınızı sıkan sırt ağrıları... Genelde tüm bunların suçlusunu hemen dışarıda ararız: Yanlış yastık seçimi, kalitesiz bir yatak ya da günün stresi... Peki ya asıl sebep, gün içinde farkında olmadan yaptığımız o küçük ama sürekli tekrarlanan hatalardaysa?
Şöyle bir etrafınıza bakın. Mekan veya konum fark etmeksizin neredeyse herkes başı öne eğik bir şekilde elindeki telefona kilitlenmiş durumda. Bu durum insanlar arasındaki iletişimi koparmakla kalmıyor; bedenimizde ciddi mekanik problemlere zemin hazırlıyor.
TEXT NECK, Türkçe karşılığıyla "Telefon Boynu"; uzun süre telefona, tablete bakarken ya da masa başında çalışırken başın öne eğilmesiyle ortaya çıkan problemler bütünü.
Ortalama bir insan başının ağırlığı 4-5 kilogram civarındadır. Ancak başımızı öne doğru her 15 derece eğdiğimizde, omurgaya binen yük yaklaşık 6 kilogram kadar artar. Gün içinde telefona bakarken başımızı ortalama 60 derece öne eğiyoruz. Bu da boynumuzun taşıması gereken ekstra 24-25 kilogramlık bir yük demek. Her gün, her an... Adeta boynumuzda taşıdığımız görünmez bir yükle yaşıyoruz.
Baş uzun süre bu pozisyonda kaldığında boyun omurgasına binen yük katlanır, kaslar sertleşir, kan akışı bozulur ve o bildiğimiz "kulunçlar" oluşmaya başlar. İlerleyen dönemde ise bu durum boyun düzleşmesi, fıtıklar ve sinir sıkışmaları gibi bölgesel rahatsızlıklardan tüm vücuda yayılan zincirleme problemlere dönüşür.
Ağrı, vücudumuzun bize "BİR ŞEYLER TERS GİDİYOR!" deme şeklidir.
Çözüm ise günlük hayatımızda yapacağımız küçük farkındalıklarda gizlidir.
*Telefonu veya tableti tutarken göz hizasına yakın tutmak,
*Masa başında çalışırken bilgisayar ekranını yükseltmek,
*Gün içinde omurgayı rahatlatacak kısa esneme egzersizleri yapmak,
*Kasları rahatlatacak hafif masaj veya sıcak uygulamalarından faydalanmak.
Unutmayalım; başımız öne eğilmek için değil, dik durmak için var...


Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir