Mobil

Yemeni usta ellerde

Babadan kalma mesleği yeniden canlandırdığı, mesleğini gelecek kuşaklara aktarmayı...

Yemeni usta ellerde
19-04-2017 04:35
Gaziantep

Babadan kalma mesleği yeniden canlandırdığı, mesleğini gelecek kuşaklara aktarmayı hedefleyen yemenici ustası Mehmet Başderici, yaptığı yeni renk ve model yemenilerle yerli ve yabancı tursitlerde hayranlık yarattı.  Başderici, ele emeği göz nuru yemenilerin büyük ilgi gördüğüne dikkat çekti.

Gaziantepliler tarafından ‘Mehmet usta’ olarak bilinen yemenici ustası Mehmet Başderici, yeni model ve desenlerle günümüze uyarlanan yemenilerin yerli ve yabancı turistlerin de ilgisiyle karşılandığını ve yeni model yemeniler unutulmaya yüz tutan yemeni mesleğinin şimdilerde yoğun bir ilgi gördüğünü belirtti. Yemenin anavatanının aslında Orta Asya olduğunu buradan da Anadolu’ya yayıldığını tespit ettiklerini belirten Mehmet Başderici,  yemeniciliğin tarihi ile bilgi vererek şöyle devam etti; “650-700 yıllık geçmişiyle yemeniciliğin tarihi Yemenli Yemin-i Ekber’e dayandığı söylenir. Fakat Yemen ve Umman olsun ben o bölgede yemeniye benzer ne ayakkabı görebildim, nede yemeni görebildim. Biz daha sonra Osmanlı ve Osmanlı geçmişi öncesi Selçuk dönemlerine ait figürleri gördüğümüzde yemenin anavatanının aslında Orta Asya olduğunu ve buradan da Anadolu’ya yayıldığını tespit ettik. Yemenin tarihi de belki 800 belki de bin yıl öncesine dayanıyor. Daha çok açıkçası deri ile ayağa giyilen ayakkabının yapım tarihine dayandığını söyleyebiliriz.”

BABA MESLEĞİNİ SÜRDÜRÜYOR

Uzun yıllar babasının yaptığı ürünleri yeni bir versiyonla formatlayıp yeni model ve tarzlarla aynı kullanılan derileri farklı renklerle hazırladıklarını aktaran Mehmet Başderici, “Biz yemeniciliğe yenilikler getirerek ilgiyi artırdık. Geçmişte unutulmuş bir takım şeyleri yeni ürettiğimiz yemenilere katarak aynı zamanda renkleri ve modelleri çoğalttık” şeklinde konuştu.

“YEMENİCİLİK GAZİANTEP KÜLTÜRÜ İÇİN ÇOK ÖNEMLİ”

Babadan kalma yemenicilik mesleğini sürdürdüğünü dile getiren Başderici, “Yemeninin açılımı aslında ayağı ve başı kapatan anlamına gelmektedir. Biz bunun ayağa giyilen kısmını yapıyoruz. Yemenicilik dediğimiz zaman önceleri sadece ayağa giyilen yemeni olarak biliniyordu. Biz bunu biraz daha açtık. Yemeninin yazlık sandaletini, terliğini, parmak arası terliğini, önü kapalı ve arkası açık terlikler yaptık. Babamızda bu mesleği devir aldığımızda hedefimiz 0 yaş çocuktan 70-80 yaşındaki yaşlıya kadar herkesiz giyebileceği tarzda ayakkabılar yapmaya çalışıyoruz. Bunda da başarılı olduk. Gaziantep'te yemenicilik bitmek üzereydi. Birçok filmlerin yemenilerini yaptık. Türkiye'de ve yurtdışındaki filmlerin ve yerli dizilerin yemenilerini yaptık. Fakat şimdilerde ise biz daha çok gençliğe hitap ediyoruz” diye konuştu.

“BENDEN SONRA BU MESLEK DEVAM EDERMİ BİLMİYORUM?”

Şimdilerde bu manda derisini işleyenin olmadığını, olanların da kapandığını söyleyen Başderici, “Benden sonra bu meslek devam etmez. Çünkü yaptığım bu yemeninin yüzü sığır derisi, alt tabanı manda derisidir. Şimdilerde bu manda derisini işleyen yok, yapan da yok. Doktorlar şeker hastalarına yemeni almalarını istiyor, Ankara’dan, İstanbul`dan gelenler var. Başka yerde bulunmuyor. İlla bu deri olacak. Maharet bu alt taban derisindedir. Bu köse derileri Denizli`de alıyorum. Onlar da 4-5 senedir bu işi terk etti. Fabrikaları dağıldı ve kapandı. Ben bu son derileri Karaborsa `da aldım. Şimdi elimde birkaç tane kalmış. Onlar da biterse benim işlerim de biter. O fabrikalar nasıl bitirdiler. Çünkü 200 dükkânın alması başka bir kişinin alması başkadır. Şimdi fabrika sadece benimle çalışır mı? Her vilayette bir tane olsa da çalışmaz. Yani bu işin devamı yoktur” ifadelerini kullandı.

“TOPRAKTAN SONRA EN İYİSİ BU YEMENİ GELİYOR”

Normal şartlarda fiyatların 100 TL`den aşağı olmaması gerektiğini ama elinde kaldığı için 50 ve 70 TL`ye sattığını söylerine ekleyen Başderici, Ankara’dan gelen bir doktor ile yemeninin faydaları hakkındaki diyaloğunu da şöyle anlattı: “Ayrıca bu yemeniler elektriği olanlara da yarıyor. Hatta Ankara’dan bir genç daha gelmişti. Bana bir yemeni verir misin demişti. 42 numara bir yemeni verdim. Bana ben doktorum. Bunun neye yaradığını senden daha iyi biliyorum. Bundan dolayı alıyorum dedi. Kendisini oturttum ve sebebini sordum. O ‘Ben de elektrik var. Evde kimseye dokunamıyorum, elimi kimseye vuramıyorum. Arabam var kapısına elimini vuramıyorum, kontağına elimi vuramıyorum` dedi. Bundan daha kolay bir şey yok mu dediğimde de ‘Ankara`da yazıhanem var. Her sabah olmak şartıyla Ankara dışına çıkıp bir toprakta 20-30 dakika yalın ayak dolaşmam lazım. Bu da saatlerimi ve hastalarım için iyi olmayacak. Ama bu yemeniyi giydiğimde elektriğimi alacak` dedi. Topraktan sonra en iyisi bu yemeni geliyor.”

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ÇOK OKUNAN HABERLER