8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında Gaziantep Barosu Kadın Hakları Merkezi tarafından “Hukuk ve Toplum Perspektifinden Kadın” başlıklı panel düzenlendi. Gaziantep Barosu Hizmet Binası’nda gerçekleştirilen panele avukatlar ve hukuk camiasından çok sayıda kişi katıldı.
Panelde Gaziantep Baro Başkanı Av. Bülent Duran, Gaziantep 4. Aile Mahkemesi Hakimi İbrahim Solak, Av. Gökçe Özdemir Kahraman ve Gaziantep Barosu Kadın Hakları Merkezi Yürütme Kurulu Üyesi Av. Gizem Öztürk konuşmacı olarak yer aldı. Panelde kadın hakları, kadına yönelik şiddetle mücadele, boşanma sonrası mal paylaşımı ve 6284 sayılı kanunun uygulamaları ele alındı.
“Kadınların adalet arayışında yanlarındayız”
Panelde konuşan Gaziantep Baro Başkanı Av. Bülent Duran, kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerine dikkat çekerek kadınların adalet arayışında her zaman yanlarında olduklarını vurguladı. Duran, kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesinin desteklenmesi gerektiğini belirterek, kadının öldürülmediği bir dünya için mücadele etmeye devam edeceklerini ifade etti.
6284 sayılı kanuna ilişkin bilgilendirme
Gaziantep 4. Aile Mahkemesi Hakimi İbrahim Solak ise konuşmasında 6284 sayılı “Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun” hakkında katılımcılara bilgi verdi. Solak, şiddete uğrayan veya şiddet görme tehlikesi bulunan kadınlar, çocuklar ve aile bireylerini korumaya yönelik kanuni düzenlemeleri anlattı.
Hakim Solak, söz konusu kanun kapsamında mahkemeler ve kolluk kuvvetleri tarafından çok sayıda koruyucu ve önleyici tedbir kararı alınabildiğini belirterek, bu tedbirlerin uygulamadaki örnekleri hakkında da bilgi verdi. Elektronik kelepçe uygulamasının da şiddet uygulayan ya da uygulama riski bulunan kişilerin mağdura yaklaşmasını engelleyen önemli bir güvenlik tedbiri olduğunu ifade etti.
Boşanmada mal paylaşımı ve kadın hakları
Arabulucu Avukat Gökçe Özdemir Kahraman ise özellikle boşanma süreçlerinde mal rejiminin tasfiyesi ve miras hukukunun kadın hakları açısından önemine dikkat çekti. Yeni mal rejimi konusunda toplumda ve hatta bazı hukukçular arasında dahi yanlış algılar bulunduğunu ifade eden Kahraman, “Ben kazandım benim malım” anlayışının yeni kanun döneminde geçerli olmadığını söyledi.
Türk Medeni Kanunu’nda yapılan değişiklikle birlikte 1 Ocak 2002 tarihinin milat kabul edildiğini belirten Kahraman, eşlerin farklı bir mal rejimi sözleşmesi yapmadıkları durumlarda edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanacağını dile getirdi. Bu sistemin özellikle ev içi emeği bulunan kadınların haklarını koruduğunu vurguladı.
Kahraman ayrıca, boşanma dışında ölüm halinde de evlilik birliğinin sona erebileceğini belirterek, sağ kalan eşin hem evlilik süresince edinilen malların paylaşımı hem de miras hakkı bulunduğunu ifade etti. Bu davaların açılabilmesi için kanunen 10 yıllık bir süre sınırı bulunduğunu da hatırlattı.
“Kadınların adalete erişimi güçlendirilmeli”
Gaziantep Barosu Kadın Hakları Merkezi Yürütme Kurulu Üyesi Av. Gizem Öztürk ise konuşmasında kadınların adalete erişiminin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Öztürk, ekonomik ve siyasal eşitliğin sağlanmasının önemine dikkat çekerek 6284 sayılı kanunun etkin şekilde uygulanması gerektiğini ifade etti.
“Yaşam hakkı korunamadığında eşitlikten söz edilemez” diyen Öztürk, kadın cinayetleri ve cezasızlık algısına dikkat çekerek kadınların korunması için hukuki mekanizmaların daha etkin işletilmesi gerektiğini söyledi.