?>

Küçük Zihinler, Büyük Dikkat Sorunu

Sevgi Keleş

3 saat önce

Geçen yazımda çocukların hayatına erken yaşta giren tablet ve telefonların etkisinden söz etmiştim. Bu kez ise okul öncesi dönemde giderek daha fazla karşılaştığımız başka bir konuya değinmek istiyorum: dikkat sorunları.

Okul öncesi dönem, çocukların meraklarının en güçlü olduğu, keşfetme isteğinin en yoğun yaşandığı dönemdir. Bir çocuk saatlerce bir oyuncağı inceleyebilir, bir taşla, bir yaprakla ya da basit bir karton kutuyla uzun süre oyun kurabilir. Çünkü çocukların doğasında keşfetmek ve hayal etmek vardır. Ancak son yıllarda eğitim ortamlarında ve evlerde gözlemlediğimiz tablo biraz farklı.

Birçok çocuk bir etkinliğe uzun süre odaklanmakta zorlanıyor. Hikâye dinlerken birkaç dakika içinde dikkatleri dağılıyor, oyun kurarken sabırsız davranabiliyorlar. Etkinlikler kısa sürede sıkıcı hale geliyor. Öğretmenler ve ebeveynler sık sık “Dikkatini toparlayamıyor”, “Hemen sıkılıyor”, “Sürekli başka bir şeye geçmek istiyor” gibi cümleler kuruyor.

Oysa dikkat, tıpkı kaslar gibi gelişen bir beceridir. Çocuğun dikkat süresi yaşına, ortamına ve deneyimlerine bağlı olarak gelişir. Sürekli hızlı uyaranlara maruz kalan, her an yeni bir görüntü ve sesle karşılaşan çocukların zihni doğal olarak hız beklentisi içine girer. Bu durumda daha sakin, sabır gerektiren etkinliklere odaklanmak zorlaşabilir.

Dikkat sorunları yalnızca eğitim sürecini etkilemez; aynı zamanda çocukların yaratıcılığını da sınırlar. Çünkü yaratıcılık zaman ister. Bir oyunun gelişmesi, bir resmin şekillenmesi, bir hikâyenin kurulması için çocuğun düşünmeye, denemeye ve bazen de sıkılmaya ihtiyacı vardır. Sıkılmak çoğu zaman yaratıcılığın başlangıcıdır. Fakat çocuk sürekli yeni uyaranlarla meşgul olduğunda zihnin bu üretken alanına ulaşması zorlaşır.

Bu noktada hem ailelere hem de eğitimcilere önemli görevler düşüyor. Çocuklara her an hazır uyarıcılar sunmak yerine onların kendi oyunlarını kurabilecekleri, keşfedebilecekleri ortamlar oluşturmak gerekiyor. Basit materyaller, açık uçlu oyuncaklar, doğa ile temas ve serbest oyun saatleri çocukların dikkat becerilerini güçlendiren en doğal araçlardır.

Unutmamak gerekir ki okul öncesi dönem bir yarış değil, bir gelişim yolculuğudur. Bu yolculukta çocukların dikkatini güçlendirmek için onlara zaman tanımak, sabır göstermek ve keşfetmelerine fırsat vermek en değerli destek olacaktır.

Çünkü dikkatini verebilen bir çocuk sadece öğrenmez; aynı zamanda düşünür, üretir ve hayal kurar. Ve belki de en önemlisi, dünyayı kendi merakıyla keşfetmenin keyfini yaşar.

YAZARIN DİĞER YAZILARI