?>

Körler Sağırlar Birbirini mi Ağırlar, Yoksa Buna Kibarlık mı Demeliyiz?

Körler Sağırlar Birbirini mi Ağırlar, Yoksa Buna Kibarlık mı Demeliyiz?

Gündem - 3 saat önce

Eskiden bu sözü duyunca aklımıza etrafımızda birbirinin gözünü kaldıran üç beş kişi gelirdi Meğer, atalarımızım gelecek nesillere bıraktığı bir kullanım kılavuzuymuş yaa.. Baksana, bugün herkes herkesi ne de güzel ağırlıyor.. Yanlışını... Eksikliğini... Hatasını... Hatta bazen aptallığını bile... Artık doğruyu söylemek dokuz köyün 'GÜLE GÜLE' tabelasını göstermekle kalmıyor, bir de kabalık sayılıyor.. Yalanı cilalamak ise kibarlık sayılıyor. *Yazarken Aklıma Geldi* ""Yağcı kelimesi yağdan türemese kesin buradan türerdi .. YAlan Cİlası ... YaCi .. YaCi diye diye YAĞCI olurdu."" *10dk efor harcayıp bulabildiğim -yaratıcı esprim(!)- üsttedir.. Neyse dönelim esas meseleye.. Adam elli filtreyle fotoğraf paylaşmış. Altında yüz elli yorum... "Yakıyorsun reizzzzz." "Sen bu işin Vakko'susun." "Üffff ateş ediyor." Fotoğrafı gören telefonun yüz tanıma sistemi "Bu kim?" diye isyan ediyor; arkadaşları hâlâ "Kral..." yazıyor.. Bir başkası son atımlık barutuyla hayatının en saçma nişanını alıyor.. Etrafındakiler sıraya giriyor. "Sen bu işi uçurursun." "Sen yaptıysan kesin tutar." "Yürü be, kim tutar seni!" "Hiç korkma, arkandayız." Sonra.. Gümmmmmm !!! Karavana.. Daha tabela asılırken olmayacağı belliydi, neyin kibarlığı bu ? Altı ay sonra dükkân kapanınca aynı tipler bu kez bilgelik dağıtıyor: Özellikle de arkanda olduğu için kendini güvende hissettiğin tip ne diyor biliyor musun? "Ben zaten böyle olacağını en başında anlamıştım" Pardon da, siz tam olarak ne zaman anlamıştınız acaba? Kurdeleyi keserken mi? Pastayı gömerken mi? Yoksaaa şey mi? kepenk inerken? Ailelerde de durum vahim. Dünyanın merkezinde oturan çocuğa kurban olun, siz hiç kainatın kendisi olan çocuk ve ebeveyni ekibini gördünüz mü? Annesi: "Benim çocuğumun tesbihi gümüşlü.." Haklı kadın.. Gülmeyin, tanımazsınız siz ama gerçekten özel çocuk.. Çorabı annesinden... Harçlığı babasından... Cesareti arkadaşlarından... Özgüveni ise yıllarca duyduğu "Aslan oğlum!" gazından geliyor.. Sonra dönüp soruyoruz: "Neden kimse eleştiri kabul etmiyor?" Eleştiriyi hiç tatmamış insanın eleştirisi de hamdır. Çünkü çeliğin kılıç olması için önce ateşin hasını tanıması gerekir, o ateşle dövülmesi gerekir.. **ORSO Şömine.. Ateşin Gerçek Efendisi** (Buraya Reklam Aldım) Çünkü biz çocuk yetiştirmedik. Alkış bağımlısı yetiştirdik. Sonra dönüp soruyoruz: "Neden kimse eleştiri kabul etmiyor?" Çünkü yıllardır objektif olmuyoruz ve mevzulara tam gaz veriyoruz.. Soz zamanlarda yeni bir hastalık girdi tıp literatürüne. Adı: Profesyonel Kibarlık Sendromu. Belirtileri çok net... Gerçeği söyleyemez, dili tutulur.. Yalandan alkış tutar.. Her cümleye "Canım sen bilirsin..." diye başlar. En büyük cesareti, "İçine siniyorsa sorun yok." demektir.. Bu insanlar yılların ağır hastası sedyede kaldığında, "Yapma beee, gayet de dinç görünüyordu rahmetli." diyebilir.. Eskiden dost acı söylerdi. Şimdi dost, Reels'in altına üç tane ateş yapıştırıyor bitti gitti.. ··· Kardeeeş kardeş, adamın hayatı yanıyor... Emojide eksik kalmıyorsun bari sublimibal mesaj ver de, iş görür belki.. Ne bileyim, "su" olur mesela, 9 Kıvıracaksan da zekice kıvırır, su gibisin demek istedim falan dersin.. En acısı da ne biliyor musun.. Bir dost sana "Kardeşim, yanlış yapıyorsun." dediğinde bozuluyorsun. Ama arkandan gümbür gümbür sallayanları da dost sanmaya devam ediyorsun. Yüzüne yalan söyleyen nezaket timsali ve ruhani ulu kişilik aynı zamanda kim tahmin et bakayım... Arkandan doğruları söyleyen samimiyetsiz tip.. Hani şu arkanda olduğu için kendini güvende hissettiğin var ya, hah işte onun dayıoğlu.. Ne tuhaf bir denklem kurduk değil mi? Belki de bu yüzden gelişemiyoruz. Çünkü gelişmek için önce yanlışını duyan, sindiren ve düzelten bireyler gerekir. Biz ise yanlışlarımızın üstünü şakşaklarka örtüyoruz.. Sonra da neden aynı çukura beşinci kez düştüğümüze şaşırıyoruz. "Körler sağırlar birbirini ağırlar." da o yüzden.. Ne dersiniz? Belki de atasözünü güncellemenin zamanı çoktan gelmiştir.. Çünkü hakikatin sustuğu yerde kibarlık değil, korkaklık oturur.. Ve insanı büyüten şey, sürekli alkışlanması değildir, Herkes yanlışına "Alkış Tutarken", gözünün içine bakıp "Dur..!!! Eşeğini Geri Bağla" diyebilen bir dosttur. Çünkü yalanın en büyük yardımcısı, onu söyleyen değildir.. Yalana, kibarlık adına alkış tutandır. Ama durun... Yalan meselesi bu kadar basit değil. Çünkü bazı yalanlar ağızdan çıkmaz. Bakışla söylenir. Susarak söylenir. Alkışlayarak söylenir. Hatta bazen "Kibarlık" diye paketlenip hediye edilir.. Galiba bir sonraki yazıda, biraz da yalanın make up studio anılarını konuşacağız..
Haftanın Öne Çıkanları

Olası CHP Sonrası Sürece Dair Değerlendirme ve Yol Haritası

2026-06-22 10:04 - Gündem

Balkanlardan Gelen İlgi Sonrası Gözler Kemal Ceyhan’a Çevrildi

2026-06-26 16:45 - Yaşam

Körler Sağırlar Birbirini mi Ağırlar, Yoksa Buna Kibarlık mı Demeliyiz?

2026-06-26 17:11 - Gündem

İlgili Haberler

Olası CHP Sonrası Sürece Dair Değerlendirme ve Yol Haritası

10:04 - Gündem

Gaziantep İş Dünyası Mehmet Ali Topçuoğlu’na Veda Etti

13:15 - Gündem

CHP MUTLAK BUTLAN GELİŞMESİ: OLAYLARA KİŞİSEL DEĞİL, KURUMSAL YENİLENME PERSPEKTİFİNDEN BAKABİLMEK!...

17:48 - Gündem

Milletvekili Ali Şahin Üzerinden Neyin Hesabı Görülüyor?

18:49 - Gündem

STK ve Meslek Odalarından “Bu Sadece Bir Parti Meselesi Değil” Mesajı

16:09 - Gündem

Günün Manşetleri

Körler Sağırlar Birbirini mi Ağırlar, Yoksa Buna Kibarlık mı Demeliyiz?

17:11 - Gündem

Balkanlardan Gelen İlgi Sonrası Gözler Kemal Ceyhan’a Çevrildi

16:45 - Yaşam

Olası CHP Sonrası Sürece Dair Değerlendirme ve Yol Haritası

10:04 - Gündem

Antepsan, Türkiye’nin Sanayi Devleri Arasında Yükselişini Sürdürüyor

13:41 - Ekonomi

Etki Akademi’de Eğlence, Sürpriz ve Hediye Dolu Gün

08:38 - Özel Haber