MAVİ GEZEGENİMİZ CAN ÇEKİŞİY0R!

Fatih Gözüaçık
Fatih Gözüaçık
MAVİ GEZEGENİMİZ CAN ÇEKİŞİY0R!
12-12-2022

İnsanoğlu ihtiyaçlarını karşılamak için geçmişten günümüze doğal çevrenin olanaklarından yararlanmıştır. Ama sanayi devrimine kadar doğa ile uyumlu yaşayan insanlar özellikle sanayi devrimi sonrasında sanayi faaliyetlerinin gelişmesi ve son yüzyılda yaşanan hızlı nüfus artışı doğal kaynakların tüketimini artırmıştır. Artık mavi gezegenimiz için tehlike çanları çalmakta. Günümüzde doğal kaynakların kullanımı üzerindeki aşırı baskı, doğal kaynakların insanlar tarafından sınırsızmış gibi algılanıp bilinçsizce tüketilmesi ve atıkların doğal ortamlara bırakılması önü alınmaz çevre sorunlarının yaşanmasına yol açmıştır. Hava, su ve toprak gibi ortamlarda artan çevre kirliliği insan ve diğer canlıların yaşamı için büyük tehlike oluşturmaktadır. Elbette ekonomik faaliyetler doğal kaynak kullanımını gerektirir ancak bu kaynakların bilinçsiz kullanımı günümüz dünyasında büyük çevre problemlerine neden olmaktadır. Ormanlar en önemli doğal kaynaklardan birisidir yenileme özelliğine sahiptir Ne var ki ormanların kendini yenileme hızından daha hızlı tüketilmesi ormanları sınırlı ve tükenebilir bir kaynak hâline getirmektedir. Evliya Çelebi seyahatnamesinde Erzurum taraflarından bir sincabın hiç yere inmeden Gaziantep-Kahramanmaraş, Antakya taraflarına kadar geldiğini yazar. Bu durum Anadolu’nun bir zamanlar gür ormanlarla kaplı olduğunun kanıtıdır. Ankara savaşında Yıldırım Bayazıt’ı yenen Timur’un ordusunda filler kullandığı ve filleri Ankara çevresindeki ormanlarda sakladığı söylenir. Şimdi bu tarz ormanları görmek imkânsız. Ormanların kereste elde etmek, yerleşme ve tarım alanı açmak gibi nedenlerle tahribi, bu doğal ortamın giderek yok olmasına yol açar. Günümüzde okyanus ve denizlerdeki balıklar endüstriyel balıkçılık denilen aşırı avlanma nedeniyle giderek azalmış ve bazı türler de yok olmuştur. Balıkların üreme hızından daha fazla sayıda balık avlanması denizlerde aşırı baskı oluşturarak doğal kaynağın tükenmesine yol açmıştır. Hava, su ve toprak kendisini yenileme özelliğine sahip doğal ortamlardır. Ancak bu ortamlar, kendilerini yenileme hızı ve miktarı üzerinde kirletici ile karşılaştığında ortam bozulmaları ve çevre sorunları oluşur. Bir su ortamı, az miktardaki kirletici madde karşısında kendi kendini temizleme kapasitesine sahiptir. Su döngüsü ekosistemde suyun tekrar kullanılabilir olmasını sağlar. Ancak akarsu, göl ve deniz gibi su ortamı içine suyun temizleme kapasitesi üzerinde kirletici madde atılırsa su kirliliği ortaya çıkar. Başlıca su kirleticileri; yerleşim birimlerinin kanalizasyon ve katı atıkları, sanayi faaliyetleri sonucu açığa çıkan zehirli atıklar, tarımsal ilaç ve gübrelerdir.

           Dünyadaki tüm ülkeler, vatandaşlarının ihtiyaçlarını karşılamak, sanayisi için gerekli olan enerjiyi üretmek ve ekonomik büyüme hedeflerini gerçekleştirmek için yoğun olarak doğal kaynakları kullanır. Peki bu doğal kaynaklar sınırsız mı? Tabi ki hayır artan nüfus, sanayileşme, gıda üretimi, çevre kirliliği ve kaynak tüketimindeki mevcut artışın devam etmesi hâlinde önümüzdeki yüz yıl içinde mavi gezegenimiz adeta yaşanamayacak bir yer haline gelecektir. Belki de bu yüzden olacak insanoğlu başka gezegenlerde yaşamın izlerini arıyor. Dünyadaki tüketim alışkanlığının günümüzdeki gibi devamı durumunda gelecek kuşakların temel ihtiyaçlarının karşılanması imkânsız hale gelecektir. Durumun ne kadar ciddi olduğunu anlayan bilim adamları ve çevreciler kömür, petrol, doğal gaz, hatta tatlı su kaynakları gibi doğal kaynakların, ekonomik gelişmenin kaynağı ve sınırı olduğu düşüncesinden hareketle kalkınmanın devamı ve gelecek nesillerin refahının sağlanabilmesi için sürdürülebilir kalkınma kavramı ortaya atılmıştır. Sürdürülebilir kalkınma; yaşayan ve gelecek kuşakların ihtiyaçlarını tehlikeye atmadan karşılamayı olanaklı kılan ekonomi politikalarıdır. Diğer bir deyişle insan faaliyetlerinin devamlılığı ile doğa arasında denge kurularak doğal kaynakların tükenmeden gelecek nesillere aktarımının sağlanmasıdır. Doğal kaynakların sürekliliğinin sağlanmasında kaynakların kendini yenileme hızı, kirletici oranı ile doğanın kirleticileri temizleme hızı dikkate alınmalıdır. Doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı için Doğal kaynak yönetimi ve geri dönüşüm stratejilerinin benimsenmesi, çevresel değerlerin korunmasına öncelik verilmesi, gelecek nesillerin ihtiyaçlarının dikkate alınmasın gerekmektedir. Doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımıyla insan sağlığının, biyoçeşitliliğin, hava, su ve toprak kalitesinin korunması sağlanabilecektir. Fosil yakıtlar yerine güneş, rüzgâr gibi yenilenebilir enerji kaynakları kullanılarak temiz enerji sağlanabilmektedir.

        Doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı çevresel değerleri gözeten ekonomik politikaların benimsenmesi ile mümkündür. Bu konuda hepimize düşen görevler var. Yaşanılabilir bir dünya için çevremizi koruyalım kollayalım…

ÖNCEKİ YAZILARI
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?