BÖLGESEL GÜÇ TÜRKİYE

Fatih Gözüaçık
Fatih Gözüaçık
BÖLGESEL GÜÇ TÜRKİYE
27-04-2021

İnsanlığın var oluşundan günümüze ülkeler ve topluluklar arasında yaşanan çatışmalar günümüzde de devam etmektedir. Bu çatışmaların çeşitli nedenleri vardır: Sanayi Devrimi’nden sonra ortaya çıkan sömürgecilik faaliyetleri, Avrupa ve ABD’de zenginlik ve ekonomik gelişmeye neden olurken sömürülen ülkelerde yoksulluğu ve ekonomik eşitsizliği artırmış ve çatışma için büyük bir gerginlik potansiyeli oluşturmuştur. Günümüzde her ne kadar şartlar değişse de bu ülkeler geçmişteki sömürgecilik faaliyetlerinin izlerini hâlâ taşımaktadır. Günümüz çatışmalarının önemli nedenlerinden biri doğal kaynakların artan dünya nüfusunun ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalmasıdır. Petrol, kömür, doğal gaz gibi fosil yakıtları ve stratejik yer altı kaynaklarını ele geçirme, üretimi ve pazarlamasını kontrol etme çabaları ülkeler arasında sıcak çatışmaların çıkmasına neden olmaktadır. Sınır anlaşmazlıkları, su sorunu, küresel iklim değişimi ve kuraklık gibi faktörler günümüz çatışmalarına neden olan diğer faktörlerdir.
Şimdi Orta Doğu dediğimiz ateş çemberinde yer alan ülkemizi ilgilendiren bazı sorunlara yakından bakalım.
Irak sorunu: Irak, dünyanın önemli petrol rezervlerine sahip ülkelerinin başında gelmektedir. Bu sebepten geçmişten günümüze en büyük çatışma bölgelerinden biri olmuştur. İran-Irak Savaşı, 1990’da Irak’ın Kuveyt’i işgal etmesi ve sonrasında Irak’a karşı gerçekleştirilen Körfez hârekatı, 2003 yılında ABD’nin Irak’ı işgal etmesi bölgede günümüze kadar devam eden çatışmaları beraberinde getirmiştir. Bu durum ülkemizi de yakından ilgilendirmektedir. Irak’ın kuzeyinde oluşan özerk bölge ülkemiz için en büyük güvenlik sorunlarından birisidir. Ayrıca terör unsurlarının Irak’tan topraklarımıza geçmesi askerlerimizi şehit etmesi o bölgede ki terör varlıklarının kökünün kazınması gerekliliğini ortaya koymaktadır.
             2013 yılının Kasım ayında iç çatışmalarla başlayan Ukrayna krizi, bugün ABD, AB ve Ukrayna ile Rusya arasında sürmekte olan bir uluslararası güç mücadelesine dönüşmüştür. Rusya’nın Avrupa’ya sattığı doğal gazının yaklaşık %80’lik kısmının Ukrayna üzerinden taşınması krizin önemli nedenlerindendir. 2014 yılında Kırım’ın Rusya’ya bağlanması sorunu derinleştirmiştir. Geçen günlerde Ukrayna başkanı Zelenski ülkemizi ziyaret etmiş bu ziyaret sırasında Türkiye’nin Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü savunduğu Kırım’ın Rusya tarafından ilhak edilmesinin tanınmadığı bildirilmiştir. Bu olay sonucu ne hikmetse Rusya Türkiye’ye korona virüs vakalarını sebep göstererek uçuşları durdurmuştur. Amerika ve İngiliz savaş gemilerinin boğazlardan geçerek Karadeniz’e geçmesi bölgede tansiyonu iyice yükseltmiştir.
Suriye Krizi 2011 yılında çatışmaların başladığı Suriye’deki karışıklık günümüze kadar artarak devam etmiştir. Çatışmalarda 500 bin den fazla Suriyeli hayatını kaybetmiş, 6 milyon civarında kişi ülke içinde yerlerinden edilmiş,5 milyona yakın Suriyeli  büyük kısmı Türkiye olmak üzere komşu ve diğer ülkelere sığınmıştır. Bu kriz de ülkemizi siyasi, ekonomik, toplumsal açıdan çok ilgilendirmektedir. Suriye savaşında oluşan otorite boşluğunda kuzey Suriye terör koridoru haline gelmiştir. Kahraman Türk askeri Afrin ve Fırat kalkanı hareketleri ile bölgede oluşturulmaya çalışan bu koridoru dağıtmıştır.
Ege sorunundan daha önceki yazılarımda bahsetmiştim. Burada kısaca değinecek olursak Yunanistan ile: Ege adalarının Yunanlar tarafından Lozan’a aykırı olarak silahlandırılması, Kıbrıs’ta Türk kesimini hiçe sayarak tek taraflı dayatmalar, Yunanistan’ın Ege’de kıta sahanlığını 12 mile çıkarmak istemesi gibi bir düzine sorunumuz var. Sahada güçlü olanın masada da güçlü olduğu günümüzde Türkiye askeri alanda yapılan yerli ve milli silahlarla sahada da masada da bölgesel bir güç durumuna gelmiştir. Artık Amerika ve Avrupa ülkelerinin Türkiye olmadan bölgede rahatça manevra yaptığı zamanlar sona ermek üzeredir. Türkiye köklü tarihi ve devlet geleneği ile hem bölgede hem dünyada barışın sigortasıdır.

ÖNCEKİ YAZILARI
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?