AŞIRI SICAKLAR KURAKLIK VE SU KITLIĞI

Fatih Gözüaçık
Fatih Gözüaçık
AŞIRI SICAKLAR KURAKLIK VE SU KITLIĞI
30-08-2021

2021 yılı tüm dünya için olduğu gibi Türkiye içinde hiç te iyi geçmiyor. Güneyde orman yangınları, kuzeyde sel ve taşkınlar, Marmara denizindeki müsilaj sorunu ve daha başka doğal problemler. Son 30-40 yılın en sıcak temmuz ayını geride bıraktık. 2021’in Türkiye’de kuraklık açısından pek iyi geçmeyeceği NASA’dan çekilen uydu fotoğraflarından tahmin edilmekteydi aslında. NASA’nın yeryüzünü uydu görüntüleriyle izleyip iklim ve çevre felaketlerini rapor eden Earth Observatory iki harita yayınlamıştı. 13 Temmuz’da ise Meteoroloji Genel Müdürlüğü bir harita yayınladı ve maalesef bu haritada manzara pek iç açıcı görünmüyordu.

""
         
Yukarıdaki birinci harita 3 aylık dönemdeki kuraklık durumunu (Nisan, Mayıs, Haziran) ikinci harita ise 12 aylık dönemdeki Temmuz kuraklık durumunu göstermektedir. Kuraklık yağışların uzun süre ortalamaların altında seyretmesi sonucu uzun sürede oluşan ama etkileri çok büyük olan bir afettir ve beraberinde çölleşmeyi getirir.

Kuraklık ve çölleşmede doğal süreçlerin etkili olduğu düşünülse de Küresel iklim değişiminin önemli etkilerinden birisi olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Küresel iklim değişiklikleri sonucu mevcut iklim kuşaklarında kaymalar yaşanabilmektedir. Bu durumun, insanlar ve diğer tüm canlıların üzerinde olumsuz etkileri büyüktür. Hayvanların göç etmesi biyoçeşitliliğin azalması, su sorununun yaşanması, erozyonun artması bizi bekleyen en büyük sorunlar arasındadır. Yağış dağılışındaki değişim nedeniyle bazı bölgelerde yağış miktarlarında geçmişe göre azalmalar görülmeye başlanmıştır. Sıcaklık artışı ve yağış miktarlarında düşme olarak adlandırılan kuraklık çölleşme tehlikesini beraberinde getirmektedir.

Çölleşme; kurak, yarı-kurak iklim bölgelerinde arazinin yağış alma, su tutma kapasitesinin azalması ve doğal bitki örtüsünün tahrip olarak toprak erozyonunun yaşanmasıdır. Kısacası çölleşme, toprağın susuzlaşması ve çoraklaşmasıdır. Bu durum tarımdan sanayiye ulaşımdan ticarete sosyal ve ekonomik hayatı büyük oranda etkilemektedir.

Çölleşmenin Nedenleri; İklim değişikliği sonucu yaşanan kuraklık, bitki örtüsünün tahrip edilmesi, nüfus artışı ve su kaynaklarının fazla tüketimi, yanlış tarım ve sulama uygulamaları, aşırı otlatma olarak sıralayabiliriz ki bunların hepsi insan kaynaklı etkiler içerisindedir. Çölleşme sonucunda su kaynaklarının kuruması, bitki örtüsünün tahribi, erozyon ve biyoçeşitliliğin azalması gibi doğal ortamdaki bozulmanın yanında yaşam kalitesinin düşmesi, kıtlık ve göç gibi sosyoekonomik sorunlar da ortaya çıkar. Günümüzde yaklaşık 300 milyon insan çölleşmeden etkilenirken 1 milyar kişi de çölleşme riski altındadır. Kuraklık ve çölleşmenin ülkemize de etkileri büyüktür. Örneğin Türkiye’nin ikinci büyük gölü olarak bildiğimiz Tuz gölü yağış yetersizliği ve uygulanan yanlış politikalar sonucu kuruma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Sularının büyük çoğunluğu çekilmiş göl kıyısında yaşayan flamingolar toplu şekilde ölmüşlerdir. Türkiye’nin yakın gelecekte su kıtlığı yaşayan ülkeler arasına gireceğini düşündüğümüzde yarından tezi yok bu problemin çözümü için çabalamak her bir bireyin birincil görevleri arasındadır. Yerel ve ulusal çapta sürdürülebilir doğa ile uyumlu çevre politikaları izlemek zorundayız. Gelecek nesillere daha yaşanılacak bir ülke bir dünya bırakmak istiyorsak su israfını önlemeli, Orman tahribatının önüne geçilmeli, yanlış tarım politikalarından vazgeçmeli, fosil yakıt kullanımının sınırlandırılarak çevreci enerji kaynakları kullanmalıyız. 1 kg pamuk için 12 ton, 1 kg çikolata için 17 bin litre,1 ton çelik için yaklaşık 300 bin litre su tüketildiğini biliyor muydunuz? Eğer tedbir alınmazsa yakın zamanda su kesintilerinin yaşanacağı, suyun sadece belli saatler arasında verileceği aşikardır. Bu duruma düşmemek için 7’den 77 ye hepimize düşen bir sorumluluk var. En önemlisi ilkokuldan itibaren çevre konularına afetlere daha fazla önem vermeli eğitim sistemimiz ve müfredatımızı buna göre düzenlemeliyiz. Çölleşme, erozyon, kuraklık, deprem, heyelan, çığ, sel gibi afetler ve çevre sorunlarının oluşumu ve etkileri hakkında geleceğimizin teminatı çocuklarımızı eğitmemiz gerekiyor…

ÖNCEKİ YAZILARI
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?