İnsanoğlunun belirsizlikten kaçınma güdüsü, sözde kahinlerin tahminlerine karşı bir ilgi yaratıyor. Savaşlar ve krizlerle kapanan 2025’in ardından neler yaşanacağına dair bir ipucu bile rahatlatıcı bir teselli gibi görünebilir, değil mi?
Ancak bu kâhinlere dayandırılan kehanetlerin çoğunun aslında aynı basit formüle dayandığını görmek zor değil. Önce geçmişte yaşanan olaylara dair “kâhinlerin bunu önceden bildiği” iddiasıyla bir kanca atılıyor. Ardından, hayal gücü geniş internet kullanıcılarının ürettiği tahminler derlenip bu isimlere mal ediliyor. Sonuçta ise karşımıza tamamen etkileşim amacıyla üretilmiş, yanıltıcı ve yanlış bilgilerle dolu bir içerik çıkıyor.
Dünyanın sonunun geleceği kıyamet kehanetlerini hatırlayalım. Bu kehaneti hepimiz biliyoruz çünkü o dönemlerde İzmir’in Şirince Köyü bu kıyametten kurtulmak isteyenlerin ana üssü olmuştu. Kolomb öncesi Amerika’nın en gelişmiş medeniyetlerinden biri olan Maya’lar, MS 6. yüzyıl civarında zirveye ulaştılar. Gelişmiş bir yazı dili oluşturmuş, aynı zamanda yetenekli astronomlar ve matematikçiler karmaşık bir takvim sistemi geliştirmişlerdi. Mayaların Mezoamerikan Uzun Sayım Takvimi, 5.126 yıllık bir döngüye dayanıyordu ve bu döngü 21 Aralık 2012’de sona eriyordu. Bu tarihin kıyameti işaret ettiği iddiası, dünya genelinde büyük bir korku yarattı. Özellikle medyanın da ilgisini çeken bu teori, milyonlarca insanın kıyametin yakın olduğuna inanmasına neden oldu. Ama sonunda filmi bile çekilen bu kehanetin sonunda beklenen olmadı ama Şirince esnafı bu kehanetin ekmeğini yiyen taraf oldu.
Bizde bu geleneği bozmayıp, 2026 ‘a dair geleceği görebildiği iddia edilen Baba Vanga ışığında sözde kehanetleri devam ettirelim;
2026 yılı için dünyanın kaçık lideri Trump’ ı izlemeye devam edelim.Güç tutulması ile yüksek egonun birleşimi olan Trump’ ın Güney Amerika kıtasındaki küçük devletlere saldırısı ve dünyaya kafa tutması için kahin olmaya gerek yok. Kendisinin kullandığı “ X “hesaplarını takip etseniz bu çılgının neler yapacağı hakkından bilgi sahibi olmanız için yeterli.
ABD’den aldığı destek ve arkasındaki gizli güçlerle bölgemizin şımarık istilacısı İsrail’in Gazze’ye ve bölgesinde ki diğer ülkelerdeki saldırganlıklarına devam edip etmeyeceğini görebilmek kahinleri değil için yüz yıllık politikalarını takip etmek yeterli olacaktır.
Keyif ve lüksten başka dünya görüşleri olmayan, bu dünyaya sadece para yemek için gelmiş olan Arap ülkelerinden 2026’ da farklı bir aktivite beklemek hayal olur.Tek yapacakları uzaya havai fişek yollamak olur ki o bile bu sene için fazla hayal olur.
Çocuk sahibi olmak yerine evcil hayvan beslemeyi tercih eden ve buna özendiren Avrupa’nın nüfusunun gerileyeceğini öngörmek için kahin değil aile planlamacısı olmanız yeterli olur.
Çin arı gibi çalışıyor, Japonya durmadan üretiyor, Hindistan ise dünyanın teknoloji devi olmak hırsından asla vaz geçmiyor. Bizlere de bunları uzaktan seyredip kehanetler üretmekten başka bir şey kalmıyor.Tıpkı ,Brezilyalı "Yaşayan Nostradamus", Çin kehanetinin gerçek olduğunu iddia etti gibi. Salome, Çin tarafından geliştirilen savaş makinesi ile küresel iletişimin çökebileceği uyarısı yapan Brezilyalı kahin, Pasifik'te ve dünyada dengelerin değişebileceğini vurguladı.
Kendi elimizle mahvettiğimiz dünyamızda, kestiğimiz ağaçlar, kuruttuğumuz su kaynakları ve şuursuzca zapt ettiğimiz tarım alanları sonrası bir küresel kıtlıktan ve susuzluktan bahsetmek ve suçlu aramak ne kadar saçma geliyor kulağa. 2026 beklenen olası bir kuraklıktan kehanet uydurmak için kahin olmaya gerek yok. Bunun için söylenecek tek şey; kendimiz ettik kendimiz buluyoruz.
Ülke olarak aslında 2026 danda çok bir beklentimiz yok.İki kuruş zamlanan asgari ücretler ve memur,emekli zamları daha cüzdanlara girmeden piyasa zamları ile erimeye başladı bile. Bunu öngörebilmek için kahin olmaya gerek yok; çünkü yılların alışıla gelmiş uygulaması bu.Savaşlar bu sene de olacak mı derseniz,” coğrafya kaderdir” gerçeği bizi işaret ediyor ki etrafımızda savaş görmemiş komşumuz kalmadı. Asayiş ve huzur beklentisi olanlar daha çok bekler diyor ve aftan çıkan ıslah olmazların birkaç hafta içinde işledikleri suçlara bakmamız yeterli olur. Bir büyüğümüzün muhteşem yorumlarıyla yazımızı tamamlayalım;
“Ölünüzü, dirinizi, her gün birinizi, bir gün hepinizi müstahak olduğunuz sonuçlarla billahi yüzleştireceğiz.”
GÜNÜN SÖZÜ
Yeni yıl, umut dolu bir başlangıçtır. Geçmişin yükünü bırakıp, yepyeni bir sayfa açmak için en güzel zaman. Sevdiklerinizle birlikte nice mutlu yıllara!
TEBESSÜM
Postanede çalışan memurlar yılbaşı günü Noel Babaya yazılmış bir mektuba rastlarlar. Noel Baba diye birisi olmadığı için mektubu kendileri açıp okurlar. Mektupta şöyle yazıyordur. 'Sevgili Noel Baba, ben 10 yaşında bir çocuğum. Hiç kimsem yok. Yetimhanede kalıyorum. Diğer arkadaşlarıma bir çok hediye geldi. Ama bana gelmedi. Senden üç şey istiyorum. Bana bir kalem, bir kalem kutusu ve bir de ayakkabı gönderirsen çok sevinirim.
Memurlar mektubu okuyunca çocuğa çok acırlar. Kimsesiz bir çocuğu mutlu etmek ve Noel Babaya olan inancını sarsmamak için kendi aralarında para toplarlar. Hediyeleri alırlar. Ancak para yetmediği için kalem kutusunu alamazlar. Ayakkabı ve kalemi çocuğa yollarlar.
Bir kaç gün sonra çocuktan teşekkür mektubu gelir. Mektupta şunlar yazmaktadır. 'Sevgili Noel Baba, gönderdiğin hediyeleri aldım. Çok sevindim. Ancak gönderdiğin hediyelerden kalem kutusu gelmemiş. Onu da herhalde postanede şerefsiz memurlar almıştır

