5000 yıllık bir şehirden bahsediyoruz…
Taş Çağı’ndan Babillere, Hititlerden Asurlara, Perslerden Roma ve Bizans’a kadar uzanan köklü bir tarih…
Bedrettin-i Aynî’nin “kale-i fisus” dediği, yani yüzüğün kalesi…
Aynıtap’tan Antep’e, oradan Gaziantep’e uzanan bir kimlik…
1908’de sancak, 1918’de bağımsız sancak, 1924’te ise Cumhuriyet’le birlikte il statüsü…
Ve en önemlisi: Gazilik unvanı.
Bugün 2.500.000 nüfusuyla, üçü merkez olmak üzere dokuz ilçesiyle Türkiye’nin en büyük şehirlerinden biri…
Tarih, kültür, sanat, musiki, ticaret, sanayi, tarım, gastronomi…
Her başlığı ayrı ayrı incelense üniversitelerde ders olacak bir şehir…
Ama gelin, bugün başka bir şey konuşalım:
Gaziantep’in yollarını… trafiğini… kaldırımlarını…
⸻
Rakamlar Büyük, Sorun Daha Büyük
7000 km² yüzölçümü…
Doğudan batıya 130 km, kuzeyden güneye 100 km…
Merkezdeki yol ağı yaklaşık 6000 km.
Köy yollarını da kattığınızda bu rakam 8000–9000 km’ye ulaşıyor.
İpekyolu yaklaşık 25 km…
Fevzi Çakmak, Üniversite, Muammer Aksoy, Abdulkadir Aksu, Gazi Muhtar Paşa, Ali Fuat Cebesoy, Milli Egemenlik…
Liste uzun.
Ama sorun da uzun…
⸻
Yollar Köstebek Yuvası, Trafik Sabır Testi
Kış ağır geçti, yağmur bol yağdı…
Ama asıl mesele bu değil.
Yılların birikmiş bakımsızlığı, bugün yolları köstebek yuvasına çevirmiş durumda.
Zaten dar olan yollar…
Üzerine geniş kaldırımlar…
Ve neredeyse kullanılmayan bisiklet yolları…
Sonuç: Trafik kilit.
Ana arterlerde refüjler daraltılmalı, yollar genişletilmeli.
Bu artık tercih değil, zorunluluk.
⸻
Başka Şehirler Akıyor, Biz Yerimizde Sayıyoruz
Zaman zaman Diyarbakır’a giderim.
Yeni yerleşimlerde dört şeritli yollar, ışıksız kavşaklar…
Trafik akıyor. Hem de kazasız, gerginliksiz…
Bizde ise en yeni bulvar üç şerit.
Onun da bir şeridi kalıcı otopark.
Geriye kalan iki şeritle şehir taşımaya çalışıyoruz.
⸻
Araç Çok, Plan Yok
Şehirde kayıtlı 785.000 araç var.
Üzerine turist araçları ekleniyor.
Ama yol aynı yol.
Toplu taşıma var ama tercih edilmiyor.
Tramvay var, otobüs var, dolmuş var…
GaziRay yapıldı.
Ama soralım: Gerçekten çözüm oldu mu?
Yoksa konuşulmayan bir hayal kırıklığı mı?
⸻
Yönetim Nerede?
Dört belediye var bu şehirde.
Bir tane mühendis görevlendirilip
“Gez, gör, tespit et, raporla” denemez mi?
Denir.
Ama yapılmaz.
Çünkü gündem başka…
Birisi farklı projelerle meşgul,
birisi başka işlerle…
Ama şehir?
Yollar?
Vatandaş?
İkinci planda.
⸻
Sadece Yol Değil, Sürücü Sorunu da Var
Evet, yollar kötü.
Ama bir gerçek daha var:
Sürücüler de kötü.
Sinyal yok.
Kural yok.
Saygı yok.
Kırmızı ışık ihlali sıradan.
Ana yola atlamak alışkanlık.
Yol hakkı?
Güçlü olanın…
“Uyanıklık” diye pazarlanan şey aslında düpedüz saygısızlık.
⸻
Çizgi Yok, Düzen Yok
Yol çizgileri silinmiş…
Kaldırımlar boyasız…
İnsanlar hangi şeritte gideceğini bilmiyor.
Küçük bir kazada bile tartışma büyüyor:
“Yol senindi, benimdi…”
Bahar geldi.
Yağmur bitti.
Artık mazeret yok:
Çizin şu yolları, boyayın şu refüjleri.
⸻
Yanlış Düzenlemeler Sorunu Büyütüyor
Pancarlı Mahallesi, Cemil Alevi Bulvarı…
Sorun vardı, evet.
Ama çözüm daha büyük sorun getirdi.
Yollar daraltıldı.
Kaldırımlar büyütüldü.
Park alanları kaldırıldı.
Yerine bisiklet yolu yapıldı.
Soruyorum:
Gaziantep’te bisiklet kullanan kaç kişi var?
12 dairelik bir apartmanda 30–35 araç var.
Bu araçlar nereye park edecek?
⸻
Denetim Yok, Trafik Kendi Halinde
Mithat Enç Caddesi…
Topçuoğlu’ndan Milli Egemenlik’e bağlantı…
Kağıt üstünde güzel.
Ama sağlı sollu parklarla fiilen tek şerit.
Denetim yok.
Trafik sıkıştığında yeterli polis yok.
İpekyolu zaten ayrı bir çile.
⸻
Bu Şehrin Bir Planı Olmalı
20–25 km uzunluğunda bir şehir…
Ama trafik büyükşehir kaosu.
Bu normal değil.
Bu şehir:
akmalı… düzenli olmalı… şıkır şıkır işlemeli.
⸻
Son Söz
Gaziantep büyük şehir.
Gaziantep güçlü şehir.
Gaziantep bunu hak etmiyor.
Toplumun sesine kulak verin.
Baharla birlikte gerekli düzenlemeleri hayata geçirin.
İnsanlar rahat etsin.
Sonra yine gururla söyleyelim:
“Kahke’nin üçü, Antep’in içi…”
Ama bu kez yollarıyla birlikte.
