Fatih Gözüaçık

Fatih Gözüaçık

MARMARA DENİZİ CAN ÇEKİŞİYOR

Geçmiş yazılarımda dünyayı önümüzdeki yıllarda bekleyen en büyük sorunların çevresel sorunlar olduğundan bahsetmiştim. Gün geçmiyor ki yeni bir çevre sorunu yaşanmasın. Küresel çevre sorunlarından bahsederken bugünlerde gündemimizde Marmara denizindeki müsilaj halk arasındaki söyleyişle deniz salyası sorunu var. Peki nedir bu deniz salyası, neden oluşur, etkileri nelerdir? Bugünkü yazımızda buna bakacağız. Müsilaj küresel ısınmaya bağlı olarak deniz suyu sıcaklıklarının artması ve denize bırakılan atıklar sonucu denizde artan bakterilerin oluşturduğu sümüksü yapıdır. Denize olan müdahaleye denizdeki tek hücreli fitoplanktonların verdiği reaksiyondur. Müsilaj denizin üzerinde adeta bir tül gibi uzanan yapıdır.

Aslında bu sorun geçmişte de doğal olarak görülen bir durumdu ama günümüzde bu kadar yoğun şekilde görülmesi bu durumun doğal olmadığının, insanının doğal sistemlere müdahalesinin doğrudan veya dolaylı sonucudur. Yapılan ölçümlerde Marmara denizinin sıcaklıklarının son 30 yılda yaklaşık 3 derece arttığını görmekteyiz ki bu da müsilaj oluşumunun en önemli nedenidir. Sıcaklıkların artması yaşanan durumun en önemli sorunu ise sıcaklık artışlarının en önemli nedeni ise insan kaynaklı karbon salınımın artmasıdır. Marmara denizi bir iç denizdir ve sadece boğazlar yoluyla nefes almakta, Karadeniz ve Akdeniz’e bağlanmaktadır. Bir noktaya daha dikkat çekmek istiyorum Marmara denizi havzasındaki şehirlerde yaklaşık 25 milyon insan yaşamaktadır dolayısıyla kanalizasyon atıkları nereye gitmektedir? Tabi ki denize dökülmektedir. Şimdi denecek ki atık su arıtma tesisleri var. Evet var ama demek ki yeterli değil ayrıca bölgede hiç arıtılmadan denize bırakılan kanalizasyon atıkları mevcut. Yine bu bölge Türkiye’nin en büyük sanayi tesislerinin bulunduğu bölgedir. Peki fabrikaların atıkları nereye gidiyor tabi ki bu atıklarda direk Marmara denizine ya da akarsular vasıtasıyla denize dökülmektedir. Sanayi tesislerinin atıklarının da denetlendiği söylense de deniz bize tam tersini söylüyor ve bizden aldığını adeta bize tükürüyor. Bu atıklar boğazlar yoluyla dışarı çıkamadığından denizin altında birikiyor ve denizdeki canlı çeşitliliğinin azalmasına neden olmaktadır. Müsilaj kendiliğinden ortaya çıkmadı yanlış atık politikaları sonucu ortaya çıktı. Bu kadar atığı denizin kaldırması mümkün değildir Tüm bu olaylar Marmara denizinde oksijen miktarı azalmakta ve atmosfere salınan oksijenin kesilmesine neden olmaktadır. Denizlerde oksijen miktarının azalması ise denizde yaşayan canlılarında yok olmasına neden olmaktadır. Bu durumun devam etmesi Marmara da balıkçılığın bitme noktasına gelmesine neden olacaktır. Özellikle küçük çaplı balıkçılar iflas edecek ekonomik sıkıntılar artacaktır. Ayrıca durumun bu şekilde devam etmesi Marmara kıyısındaki yerlerde turizm faaliyetlerini olumsuz etkileyecektir.



Elimize ne gelirse atalım ve deniz bunu temizlesin böyle bir şey yok deniz David Copperfield (sihirbaz) değil. Görünen aslında buzdağının tepesi buzdağının büyük kısmı denizin altında Marmara denizi can çekişiyor. Marmara denizinin atık yükünü azaltmak, sürdürülebilir iklim değişiklikleri ile uyumlu atık politikaları uygulamak zorundayız, buna mecburuz. Sanırım bir seçim yapmak zorundayız ya mücadele edecek ve Marmara denizini hep beraber kurtaracağız ya da Marmara denizini kaybedeceğiz.

Yorum yap

Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Gaziantep Hakimiyet Gazetesi ve hakimiyetgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin