Merve Tanrıöver

Merve Tanrıöver

KADINA ŞİDDETİ YİNE KADIN BİTİRİR! Ve… kadın oğlan çocuğu doğurur!

Adaklı çıraklı dünyaya teşrif edildiğinden,oğulcunun adı dahi önceden  hazret isimlerinden oluşan bir liste ile hazırdır.Kutsal bir varlık dünyaya teşrif ediyor ya!

 Kurbanlar kesilir bu değerli çocuğa. Durumu yoksa dahi borç harç bulunur yine de tantanadan taviz verilmez.Oğlan doğurmuş ya,nazarlar değecek diye kem gözlerden sakınılır.Mavi kurdeleler ananın kafasına gururla  takılır.Gelene gidene hava atılır,kız çocuğu olanlara deve kuşu gibi kabarılır.Düğünden hallice kına geceli,yemekli  sünnetler yapılır.Mahalle bakkalı dahi aslan oğlana çalışır,elini bastığı,nefsi çektiği alınır.

Sokakta oynamaya başladığında ayağı takılıp düşse,dizi kanasa ablası sorumlu tutulur,dayağı,zılgıtı o yer.

Aykırı yetiştirme daha küçücük yaşlarda iken başlar;

Benim oğlum!göster pipini  hadi teyzelere!
Komşunun kızını çok mu beğendin? Alırız sana aslan oğlum!

Hadi oğlum küfür et amcalara!

Aslan oğlum ne de güzel kavga ediyor!
Sen kıçını kaldırma kızlar gider alışverişe!
Kardeşine çay yap, suyunu getir,kızım.Oda artık evimizin direği,baban gibi hürmet et!
Sofranın baş  köşesine geç oğlum!

Yemeğin en güzel yeri,etin lezzetlisi,tatlının ballısı…ye oğlum, ziftlen oğlum!
Benim oğlum,aslan oğlum,kel oğlum keleş oğlum…

Oğlu büyür;
Okuldan kaçarsa kaçsın, okumasa da olur öğretmenleri çok sıkıyor!

Sanayide ne işi var,orada çok yoruluyor!
Oğlum çalışmasa da olur;malım mülküm ona yeter!

Oğlumun altına araba çekeyim havası olsun!
Evini arabasını biz aldık,elini bastığı kızı da alırız paşama!

Kızlar kurban olsun oğluma,onlar oğlumun elinin kiri!

Benim aslan oğlum içer!
Benim oğlum sıçar!
Vee..benim oğlum kız arkadaşını da,nişanlısını da,eşini de ister sever ister döver,isterse öldürür…

Asıl cezalandırılması gereken, oğlunu doğar doğmaz kadınlara karşı bir suç makinesi gibi büyüten,her haltı hakkıymış gibi gösteren,hatalarını her daim halı altına süpüren,kadının asıl düşmanı bu cahil kafalı kadınların biran önce eğitilmesi, olmuyorsa cezalandırılması hatta topluma daha fazla pislik kazandırmaması adına kısırlaştırılmaları gerekiyor.

Tavsiye; Kadın katili canilerin  hücrelerinde yanlarına,bu kaderin en büyük mimarı analarını da koymak lazım..

Kıssadan Hisse
Üç beş yaşına gelen bir çocuk komşunun yumurtasını çalıp annesine getirir. Haram, helal bilmeyen cahil ana, yumurtayı çocuğun elinden alır ve çocuğuna bir aferin çeker ve:

-Benim akıllı oğlum, aferin diyerek çocuğunun başını okşar.Çocuk, artık her gün veya gün aşırı komşuların yumurtalarını eve getirmeye başlar. Bir gün böyle, iki gün böyle derken seneler geçer. Çocuk yaşına göre hırsızlığı da ilerletir. Yumurtadan tavuğa, tavuktan horoza, horozdan koyuna, koyundan kuzuya derken bir haramzâde olur çıkar. Eski zamanın çocuğu şimdi çevresinin bir numaralı ve azılı eşkıyalarından olur. Artık bu eşkıyayı kimse durduramaz bir hale gelir. Hırsızlıklar, eşkıyalıklar derken bir gün büyük bir cinayet işler. Kanun bunun yakasına yapışıp idama mahkum eder.

Oğlunun idam haberini dinleyen ana, mahkeme salonunda feryadı basar. Saçını, başını yolar. Aman hakim bey, biricik oğlumu bağışla, benim hayatta ondan başka kimsem yok diye yalvarır.İdam mahkumu eşkıya evlada sorarlar, son bir arzun var mı? Eskiden beri idam mahkumlarının son arzularını yerine getirmek adet olduğu için bunun da son arzusu sorulur.

 İdam mahkumu genç:
-Bir tek dileğim var. Sevgili anacığımın o mübarek dilini öpmek isterim, izniniz olursa bu arzumu yerine gelsin, diye rica eder.
Mahkumun isteği yerine getirilmek üzere annesi getirilir.

Benim sevgili oğlum, dilimi son bir defa öp bakayım diyerek dilini uzatır.

Eşkıya evlat,anasının dilini iki dişlerinin arasına alır. Öyle bir ısırır ki, dişler dili makas gibi keser, dil pat diye yere düşer.

Orada bulunanlar, vah, vah, vah! Ne olacak eşkıya evlat! Bunca cinayetler yetmiyormuş gibi bir de anasının dilini kopardı derler.
İdam mahkumu genç:
-Ey burada toplanan insanlar! Bilmeden boş yere konuşmayınız. Benim burada idama mahkum oluşum o kopasıca dildendir.

-Ben, çocukluğumda komşumun yumurtasını çalıp getirdiğimde anam bana aferin çekti, yumurtayı alıp başımı okşadı. Eğer, o zaman beni terbiye edip men etseydi, bugün bu ölüm cezası bana gelmeyecekti, der.

GÜNÜN SÖZÜ

Hedefe yalnız çocukları yetiştirmekle ulaşamayız! Çocuklar geleceğindir. Çocuklar geleceği yapacak adamlardır. Fakat geleceği yapacak olan bu çocukları yetiştirecek analar, babalar, kardeşler hepsi şimdiden az çok aydınlatılmalıdır ki, yetiştirecekleri çocukları bu millet ve memlekete hizmet edebilecek, yararlı ve faydalı olabilecek şekilde yetiştirsinler!
M.K. ATATÜRK

TEBESSÜM

Önemli bir iş için mülakat yapılacakmış. Bir matematikçi, bir fizikçi ve bir de avukat başvurmuş.Önce matematikçiyi içeriye almışlar ve bir masaya oturtup, sormuşlar:

‘’2 kere 2 kaç eder.’’
Matematikçi bir süre düşünmüş, önüne kağıt kalemi almış, 10-15 sayfa doldurduktan sonra demiş ki: ‘’eminim ki dört eder.’’
Sonra fizikçiye aynı soruyu sormuşlar.Fizikçi de önce düşünmüş,sonra bir deney düzeneği kurmuş, sağa sola toplar fırlatmış. Yarım saat sonra : ‘’yaptığım deneylere göre 3,9 ama 0,2’lik bir hata payı olabilir.’’
En son avukatı almışlar içeri, sormuşlar soruyu.Avukat hiç düşünmeden etrafına sinsi sinsi bakmış ve sormuş:
‘’Kaç olmasını istersiniz ? ‘’

Yorum yap

Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Gaziantep Hakimiyet Gazetesi ve hakimiyetgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin