Fatih Gözüaçık

Fatih Gözüaçık

Eğitimde Fırsat Eşitliğini Neden Sağlayamıyoruz?

4 milyona yakın öğrenci hayatlarının dönüm noktalarından birisi olan üniversite tercih sürecinde. Devlet üniversitelerine gidemeyen veya aradığını bulamayanlar ve parası olanlar geçen yıl kontenjanların dolmadığı vakıf üniversitelerini araştırıyor. Maalesef eğitimde fırsat eşitsizliği burada da karşımıza çıkıyor. YÖK’ün barajları kaldırma kararıyla bu eşitsizlik iyice ayyuka çıkacak, parası olan bir üniversiteye giderken parası olmayan ya istemediği ve kolay iş bulamayacağı devlet üniversitelerinin bölümlerine gidecek ya da umudunu gelecek yıla taşıyacak.

Ana okulundan tutunda üniversiteye kadar özel okullar ve vakıf üniversitelerinin ücretlerinde öyle artışlar oldu ki bu ekonomik krizde orta kesimin dahi bu ücretleri karşılaması çok zor görünüyor. Bir yıllık eğitim öğretim ücreti 200 bine ulaşan özel okullar var. Bunu yıllara vurduğunuzda bir veli neredeyse bir iş kuracak parayı harcanmış oluyor. Parası olanlar elbette çocuklarının en iyi okullarda okumasını isterler buna bir şey dediğimiz yok. Ama İzmir’de şişirme notlarla mezun olan öğrenci ile Kars’ın bir köyünde zor şartlarda okuyan bir öğrenci aynı sınava giriyor. Bu iki öğrenci aynı netleri yapsalar muhtemelen özel okuldan mezun olan öğrencinin diploma notu daha yüksek olacağından diğer öğrenciden puanı daha yüksek olacak. Adalet bunun neresinde. Çok zor bir dönemden geçiyoruz her şey ateş pahası oldu ülkede çalışanların büyük çoğunluğu asgari ücret seviyesinde. Özel okullarında masrafları arttı doğal olarak ama krizi fırsat bilip artış miktarını abartanlara ne demeli bilmiyorum. Aynı durum özel üniversiteler içinde geçerli parası olanlar fiyat artışlarından minimum seviyede etkilenirken zar zor geçinen gelirini çocuğunun eğitimi için harcayan veliler ne yapacaklar acaba? Geçtiğimiz aylarda YÖK barajı kaldırmıştı. Görünen o ki barajlarının kaldırılması çok az öğrenci dışındakileri ilgilendirmiyor. Hukuk, Tıp, Öğretmenlik gibi belirli bir sıralama barajı bulunan bölümlerin kontenjanları özellikle vakıf üniversitelerinde yine zor dolar diye düşünüyorum. Diğerlerinde ise öncelikli tercihler devletten yana gözüküyor. İleride ne işe yarayacağı belli olmayan bir diploma için 4 yıl zaman kaybı ve böylesine büyük bir yatırım boşuna diyenlerin sayısı bir hayli fazla ki ben de böyle düşünenlerdenim. Bakalım kontenjanların ne kadarı dolacak? Özel okulların neredeyse tamamı öğrenci çekmek için tabiri caizse kırk takla atıyorlar. Hepsi farklı bir uygulama içinde. Kimisi ana okulunda aldığı öğrenciye, liseyi bitirene kadar öğrenim olanağı sağlıyor, kimisi yazın ortasında tatil yapması gereken öğrencileri kurs adı altında okula çağırıyor, kimisi de devlet okullarında senelerce eğitim almış başarılı öğrencileri son sınıfta kendi okuluna çekmeye çalışıyor. Şimdi soruyorum 11 sene devlet okulunda okumuş bir öğrenci son senesinde özel okula geçip iyi bir üniversite kazanıyorsa bunda pay daha çok kimin? Karar siz değerli okurlarımın. Bazı okullar ise başarısından memnun olmadığı öğrencileri ya okula almıyor ya da göndermek için türlü bahaneler buluyor. Bazı okullar ise öğrenciyi para olarak görüyor ve her önüne gelenin kaydını yapıyor. Okulları sınav odaklı hale getirmek yanlışların en büyüğü ki maalesef hızla o noktaya doğru gidiyoruz. Bazı okulların dereceyle mezun olan kendi öğrencisini merkezi sınavda yeterli puan alamadı diye lisesine kaydetmediğini duymaktayız. Bu da çok yanlış bir uygulama öğrenci senin öğrencin, diploma notları senin notların; o zaman benim aklıma şu soru geliyor: Ya notlar şişirilmiş ya da işin içinde başka iş var. Okullar sınavdaki başarıların reklamını yaptıkları gibi başarısızlık durumunda da kendilerini sorgulamalılar. Başarılı öğrencilere kapıları sonuna kadar açıp, diğerlerine kapıları kapatmak büyük haksızlık ve adaletsizliktir. Akademik anlamda başarılı olanı onurlandırıp, göreceli olarak başarısız olanları dışlamak eğitimle bağdaşmaz. Eğer ortada bir başarısızlık varsa, en büyük pay okulundur. Tıpkı başarıda olduğu gibi. Öğrenci başarısız olmuşsa demek ki öğrencisini sınavlara iyi hazırlayamamış. Dershane ve özel okulların öğrencilerin başarılarını sahiplendikleri gibi hemen her yıl kendilerine yüz binlerce lira ödeyen öğrencilerini de ortada bırakmamaları gerekir. Aynı şekilde Okulların öğrencinin müşteri olarak görmemesi öğrenciyi sınava hazırlarken hayata da hazırlamaları gerekir.

Galiba bizim eğitim sistemimizde çok şeyin değişmesi gerekiyor? Matematikte, fende, neden bu kadar başarısız? Neden üniversitelerimiz dünyanın 500 üniversitesi arasına giremiyor? Neden bu kadar üniversite var? Bu nedenler saymakla bitmez. Bu yüzden öğrencilere tavsiyem sırf okumuş olmak için üniversite okumayın 4 yılınızı heba etmeyin.

Yorum yap

Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Gaziantep Hakimiyet Gazetesi ve hakimiyetgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin