FARUK POLAT

FARUK POLAT

ATATÜRKÜ ANLAMAK

Bugün 10 Kasım günü. Tam 83 yıl önce bugün Türk milleti ulu önderini kaybetti.Bu yazımda Atatürk’ü anmaktan çok anlamak mevzusunu ele alacağım.  Çünkü Atatürk’ü anmakta çok iyi, anlamakta çok zayıf bir millet olduğumuz kanaatindeyim. Bayramlarda, 10 Kasım’da, özel günlerde milletimiz 7’den 70’e atamızı çok güzel anıyor. Peki Atatürk’ü kaçımız tanıyor, kaçımız onun gösterdiği hedefleri kavramış ve kendini bu yönde inandırmıştır ?

Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’nin asıl mücadelesinin savaşı kazanıp devleti kurmak değil, ondan sonraki aşama olduğunu çok iyi biliyordu. Bu aşama çağdaş, ilmi kuvvetli, kendini her alanda muhasır medeniyetler seviyesinin üstüne atmış bir Türk devleti kurmaktır. Çünkü savaşı kazanıp devleti kurmak sadece evin temelini atmak demektir, eğer iyi bir planla güçlü katlar çıkmazsanız o temelin de bir anlamı olmayacaktır.

Eğer güçlü bir davanız varsa, kişiler gelip geçici dava kalıcıdır. Atatürk’ün savunduğu dava da daha önce  Mete’nin Ötüken’de, Kürşad’ın Çin Sarayı’nda, Alparslan’ın Malazgirt’te, Fatih’in İstanbul surlarında savunduğu davadır. Bu dava Türk milletinin bağımsızlık ateşi ve Türk devletinin var oluş mücadelesidir, ebed müddebtir, Şüphesiz ki Atatürk bu davanın son yolbaşçısıdır. Bu davalar sadece liderlerin varlıklarıyla kaim değildir. Atatürk ‘Benim naçiz vucudum bir gün elbet toprak olacak, Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır’ diyerek bunun önemini vurgulamıştır. Atatürk, güçlü Türkiye davasının sahipleri olarak  hep Türk gençlerini işaret etmiştir. Cumhuriyeti onlara emanet  etmiş, ülkelerini her alanda muhasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkarmaları  için onlara yol göstermiştir. Onlara yol göstermek için de Nutuk gibi bir eser kaleme almış, burda milli mücadele yıllarını anlatmış ki gençler okusun ; o dönemi birinci ağızdan öğrensin ileri rotalarını ona göre çizsin. Gençliğe bıraktığı en önemli miras da şahsımca gençliğe hitabedir. Gençliğe hitabenin her sözünü anlayabilmiş bir Türk gencinin Atatürk’ü anlamak için başka bir kaynağa ihtiyacı da yoktur. Peki kaç Türk genci yıllarca sınıflarında duvarda asılı olan  bu hitabeyi okumuştur ? Veyahut kaç kişi açıp Nutuk kitabını okumuştur?  Ben ne yazik ki bu oranın yarıyı geçmeyeceği kanaatindeyim.

Atatürk’ün kişilik ve fikir dünyasını oluşturan birçok düşünce mevcuttur ama iki tanesi vardır ki Türkiye Cumhuriyeti’ni de bu iki temel etrafında şekillendirdiği kanısındayım. Bunlar laiklik ve milliliktir. Atatürk devlet organlarının her türlü dış etkiden uzak olmasını, devletin dininin adalet olması gerektiğini savunmuştur. Bu Atatürk’ü dinsiz değil adil yapar. Yine Atatürk büyük bir Türk milliyetçisidir ve devlet organlarının milli olnasını, milli değerlere ters düşmemesi gerektiğini savunmuştur. Bu da Atatürk’ü ırkçı değil Türk milletinin başbuğu yapar. Günümüzde özellikle siyasette Atatürk bu konularda dillere çok pelesenktir fakat Atatürk’ün siyaset üstü bir değer olduğu ve politikalara alet edilmemesi gerektiği düşüncesindeyim.

Ezcümle ; Atatürk’ün ülküsünü kavramış, fikirlerini benimsemiş, gerektiği yer olursa tenkit etmiş ; ülkeyi emanet ettiği milyonlarca Türk gencinden biri olarak açtığı yoldan gösterdiği hedeften şaşmayacağıma söz veriyorum. Bu bilincin milletimizin her ferdinde oluşacağına ve milli bir uyanışın başlayacağına inancımı koruyorum.
Saygı olsun bu çelik atlıların gök tuğuna, tuğu kaldırılmış orduların başbuğuna...

Yorum yap

Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Gaziantep Hakimiyet Gazetesi ve hakimiyetgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin