Merve Tanrıöver

Merve Tanrıöver

AYAĞIMIN ALTINDA ÇAĞALA, HERKES EVİNE DAĞILA!

Bir seçim  curcunası daha bitti çok şükür. Bahar ayı  bütün insanlığımıza müjdeleri ile,bereketi  ile sevinçleri ile birlikte misler gibi gelsin inşallah.

Oldukça çekişmeli geçen  seçimin  sonuçları ne olursa olsun,beklentimiz  odur ki  kazanan her zaman vatan olsun,devlet olsun,millet olsun.Kavgalar gerçek anlamda bitirilip,kırgınlıklar unutulup milletin geleceği adına tek yürek olarak,biran önce  kollar sıvanıp güzel bir Türkiye için son süratle çalışmalar başlasın.

Bu seçim, hayatında ilk defa farklı partilere oy verenler oldu.Yıllarca emek verdiği yerden küsüp gidenler de oldu.Başka partiye geçerek kimliğinden sıyrılanlar hatta ağzından çıkan bir yanlış sözle siyasi hayatını bitirenler de oldu.Bazı partiler yıllarca kendisinin kaleleri olan yerleri kaybetmenin şokunu yaşarken bazıları da yeni kaleler edinmenin keyfiyle sevinir oldu.

İyisi ile kötüsü ile,boş   yere hırsına yenilip kan dökenlerle bir hiç uğruna canından olanlarla seçim tarihine bir seçim hikayesi daha eklenmiş oldu.Ve bugün itibarıyla da evli evine köylü köyüne dönüp herkesler işlerinin başına dönmüş oldu.

Seçim heyecanının gölgesinde sınır ötesinden bir şehit haberimiz geldi,yüreğimiz  dağlandı. Bu da demek oluyor ki; kazanmanın   coşkusu,kaybetmenin kırılganlığından biran önce sıyrılarak burnumuzun dibindeki savaşa odaklanarak millet olarak eskisinden daha çok  kenetlenmeye bakalım.

Seçimi yakından takip eden dünya basını ise yorumlarının arasına serpiştirdikleri tahrik dolu ifadelerle de kazananlarla  kaybedenleri  karşı karşıya getirme çabası içine girdiler.Belki bugünden sonra dozu arttırarak devam da edebilirler.Ama şunu bilmiyorlar ki; Bizler birbirimize kırılabiliriz,gönül koyabiliriz hatta küse de biliriz.Ama asla düşman olmayız,tahriklere gelmeyiz.
Söz konusu vatan olduğunda da tek yürekle bir bayrak altında birleşebiliriz.Buna şuan  her zamankinden daha fazla şiddetle ihtiyacımız var…
Terazi var tartı var
Her şeyin bir vakti var
Al kardeş her şeyi uygunca
Tart kardeş bunda ne var?

GÜNÜN SÖZÜ

Haklı olmak ile nazik olmak arasında seçim yapmanız gerektiğinde, nazik olmayı seçin.
J. Palacio
 
TEBESSÜM

Dünya kadar para harcadığı halde, listeye bile giremeyen bir adaya sorarlar:
“Efendim, çok iddialıydınız! Size kesin aday gözüyle bakılıyordu. Niye böyle oldu?”
Aday adayı da:
“Yemin ve ahd olsun, bir daha partilerin kapısının önünden bile geçmeyeceğim,” demiş.
Aradan dört yıl geçer, halk bakar ki bizim ki aday adaylığına yeniden başvurmuş.
Ne o? Diye soralar. O da pişkince cevap verir;
“Bırakın, bari bu hobimizden vazgeçmeyelim!”
**

Başkan adayı, akıl hastanesinde konuşma yapar. Bir kişi hariç, dinleyicilerin tümü başkan adayının konuşmasını alkışlar. Başkan adayı, alkışlamayan kişiye döner ve ‘Siz niçin alkışlamıyorsunuz" diye sorar. Adam cevap verir:
“Ben hasta değilim ki, ben hastabakıcıyım!”
**

İktidar partisinin kuruluş yıldönümü törenleri sırasında bir ihtiyar taşıdığı pankartla ilgi çekmiş. Pankartta şöyle yazıyormuş:
“Çocukluğumuzu bize bağışlayan başbakanımıza teşekkürler!” Korumalar, makinalı tüfek gibi adamı yakalar ve sorguya çekerler:
“Sen kiminle alay ediyorsun? Sen çocukken başbakan henüz doğmamıştı bile!”
Adam da taşı gediğine oturtur:
“İşte onun için teşekkür ediyorum ya!”
**
Y. A bakanlık yaparken, yardımcısı gelir ve bir sürü matbu evrakın biriktiğini, artık evrakları koyacak yer kalmadığını söyler ve:
“Sayın bakanım, isterseniz evrakların bir kısmını imha edelim, “diye teklif sunar.
Bakan, bir süre düşünür ve şöyle cevap verir:
“Tamam, fazla evrakları imha edin; ama, bunlar resmi evraktır. Bari birer fotokopisini çekin sonra imha edin!”
--
SEÇİMİN KARABASANLARINDAN KURTULMAK İÇİN GEÇMİŞE YOLCULUK YAPARAK BİRAZ  DA NEŞEMİZİ BULALIM…

En Unutulmaz Seçim Vaattleri
Mazot 1 TL Olacak ! ( Cem Uzan)

Uçuk vaatler konusunda Genç Parti Genel Başkanı Cem Uzan en dikkat çeken isimlerin başında geliyor.3 Kasım 2002 seçimleri öncesinde konser eşliğinde döner-ayranlı mitingler düzenleyen Uzan'ın akılda kalan belli başlı vaatleri şöyleydi: Her işsize 350 TL maaş verilecek. Mazot 1 TL olacak.Fındık 8 TL olacak.Üniversite sınavı kalkacak.Üniversite sayısı 4 katına çıkarılacak ve daha niceleri..

Bütün Köyler Kent Olacak! (Bülent Ecevit)

Bülent Ecevit'in hayali Köykent kırsal kalkınma projesi Cumhuriyet Halk Partisi'nin 1969 yılı seçim bildirgesinde yer almıştı.Proje ,1978-1979'da Ecevit başkanlığında,CHP iktidarı döneminde Van ve Bolu'da birer köyde uygulanmaya başlamış ancak istenilen başarı elde edilememiş birkaç köyle sınırlı kalmıştır...

Kim Ne Veriyorsa Demirel 5 Fazlasını Veririr !

Seçim vaatlerinin zirve yaptığı dönem Süleyman Demirel'in yasaklar sonrası siyasete döndüğü 1991 seçimleri oldu.Demirel'in ''kim ne veriyorsa beş lira fazlasını vereceğim'' sözü siyasi literatürde yerini aldı.Yüzde 27 oyla iktidar oldu ancak sözlerini yerine getirmeden Özal'ın vefatının ardından Çankaya Köşkü'ne çıktı.

Herkese İki Anahtar ! ( Süleyman Demirel)

1991 seçimleri öncesinde Boğaziçi Üniversitesi'ndeki görevinden ayrılarak DYP'de Süleyman Demirel'in ekonomi kurmayı oarak siyasete adım atan Çiller'in vaat performansı Demirel'i aratmadı.DYP-SHP hükümetinde ekonomiden sorumlu devlet bakanı olan Çiller herkese biri ev biri araba olmak üzere iki anahtar vaat etti.''Her mahallede yüz trilyoner olacak'' dedi bunu ''her köylüye traktör'' sözü takip etti.Demirel sonrası Başbakanlık koltuğuna oturdu ama verdiği sözleri yerine getirmedi...

Faiz Kalkacak, 5 Bin Tank Üretilecek! (Necmettin Erbakan)

Necmettin Erbakan ise vaad yarışında rakiplerinin hiçbirisinden geri kalmadı. Taksim Meydanı'na Cami yapma sözü veren Erbakan seçmene 5 bin tank üreteceğiz deyip her İle bir havaalanı ve hızlı tren vadetti. REFAHYOL iktidarında Başbakan olan Erbakan, işçi memur ve emekli maaşlarına süper zamlar yaptı. Ancak 28 Şubatta gerçekleştirilen darbe sebebiyle vaadlerini yerine getiremeden iktidardan indirildi...

Susurluk'u Yılmaz Çözer ! (Mesut Yılmaz)

Mesut Yılmaz o günlerdeki en büyük rakibi olan Çiller'den geri durmadı ve en büyük vaadini 1999 seçimlerinde ''Susurluk'u çözeceğiz'' diyerek verdi.Ancak Susurluk'u çözmek kimseye nasip olmadı...

Apo'yu İdam Edeceğiz ! ( Devlet Bahçeli)

MHP lideri Devlet Bahçeli ise 1999 seçimlerinde "Apo'yu idam edeceğiz " vaadinde bulundu. Sandıktan ikinci parti olarak çıkan MHP hükümet ortağı olmasına rağmen bu sözünü yerine getiremedi...

600 Lira Maaş, 6 Ay Askerlik ! (Kemal Kılıçdaroğlu)

CHP, 2002 seçimlerine üniversiteye giriş sınavlarını kaldırma ve 1 milyon işsize iş sözü ile girmişti. İktidar olamayınca doğal olarak hiçbirini yerine getiremedi.
Kemal Kılıçdaroğlu ise vaad yarışında Deniz Baykal’ı da geçti. Yoksul ailelere 600 lira maaş bağlayacağını söyleyen Kılıçdaroğlu’nun “parayı nerden bulacaksın?” sorusuna verdiği “benim adım Kemal ben bulurum” cevabı ise kimseyi tatmin etmeye yetmedi. Parası olmayana bedelsiz askerlik ve askerlik süresini 6 aya indirme vaatleri de halk tarafından şaşkınlıkla karşılandı..

Sıfır açlık ( Deniz Baykal)

Yeşil kartı kaldıracaklarını söyleyen Baykal, "CHP'nin hedefi sıfır açlık. Kimseyi aç bırakmayacağız. Adamın altında mercedes var ama cebinde yeşil kart var. Zavallı vatandaşlarımız perişan. Yeşil kart yerine Türkiye Cumhuriyeti'nin nüfus cüzdanı her yerde geçerli olacak" ifadelerini kullandı.

En geç 98'de Avrupa Birliği'ne tam üyeyiz ( Tansu Çiller)

Çiller herkese biri ev biri araba olmak üzere iki anahtar vaat etti. 'Her mahallede yüz trilyoner olacak' dedi, bunu her köylüye traktör sözü takip etti. Demirel sonrasında Başbakanlık koltuğuna oturdu ama verdiği sözleri yerine getirmedi.

Dokunulmazlıklar Kalkacak, Trafik Çözülecek !  (Tayyip Erdoğan)

Recep Tayyip Erdoğan, iktidara geldikleri takdirde vaatlerini şu şekilde sıralamıştı: “Dokunulmazlıkları kesinlikle kaldıracağız. Trafik sorununa özellikle büyük şehirlerdeki ve en öncelikli İstanbul’da ki trafik sorununa kesin çözüm bulacağız. Çalışanı ihya edeceğiz, yaşam standartlarını yükselteceğiz. 12 eylül darbecileri yargılanacak.Kürt meselesini özgürlükler zemininde ele alacağız.AK Parti iktidar olunca fakir fukara olmayacak...

Yorum yap

Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Gaziantep Hakimiyet Gazetesi ve hakimiyetgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin