TAHTA TABLETLERDEN KURTARDILAR KURAN-I KERİM DAĞITTILAR

TAHTA TABLETLERDEN KURTARDILAR KURAN-I KERİM DAĞITTILAR

Yedi Başak Derneği, Kuran-ı Kerim görmeyen ve tahta levhalara yazarak ezber yapmaya çalışan Afrikalı öğrencilere Kuran-ı Kerim dağıttı. Her öğrenciye bir tahta levhanın bile düşmediğine ve öğrencilerin çok zor şartlarda Kuran-ı Kerim öğrendiğine dikkat çeken derneğin Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Bulut, dernek çalışmaları ve yardımları hakkında sorularımıza samimi yanıtlar verdi. Çalışmalarından oluşan bir de sunum hazırlayan Bulut, hem sorularımızı yanıtladı hem de gazetemiz için sunum yaptı.
 
Yedi Başak Derneği’nin merkezi Gaziantep’te ama daha başka nerelerde hizmet veriyor?
 
2016 yılında Gaziantep'te kuruldu. 3 kıtada, 15 ülkede çalışıyoruz. 9 bölgede temsilciliğimiz var. Adana, İzmir, Şanlıurfa, Diyarbakır, Mardin, Batman, Siverek, Viranşehir, Tarsus ve Kurtalan’da temsilciliklerimiz var.


 
GAZİANTEP DIŞINDA 15 ÜLKEDE HİZMET
 
Hangi ülkeler bunlar?
 
Yanıbaşımızda Suriye ve Irak var. Sonrasında Filistin var. Filistin hem Kudüs hem de Gazze olarak iki bölge. Endonezya, Tanzanya, Uganda, Gana, Yemen, Arakan, Çad, Somali, Kamerun, Nijerya gibi birçok ülke. Özet olarak krizin olduğu her noktada biz varız. Normalde faaliyet yürüttüğümüz 15 ülke var ama onun haricinde kriz bölgelerinde Yedi Başak Derneği olarak bizler her zaman varız.
 
ENDONEZYA’DA HİJYEN PAKETİ DAĞITILACAK
 
Endonezya'da bir çalışmanız var mı?
 
Şu anda Endoznezya'da tsunamiden dolayı sıcak yemek dağıtıyoruz. Şu an çadır bile bulamıyorlar. İlerleyen günlerde bebekler ve kadınlar için hijyen paketi de dağıtacağız.


 
SÜT KEÇİSİ PROJESİYLE AFRİKALILARA ÜRETİM ÖĞRETİLİYOR

Süt keçisi projenizi duymuştum. Bu projeyle Afrika’daki insanlara hayvancılık yaptırıp üretime kazandırıyormuşsunuz? Bu güzel bir proje. Tabiri caizse balık tutmayı öğretiyorsunuz. Bu proje bir ihtiyaçtan mı doğdu?

Öncelikle sürdürülebilir kalkınmayı hedefliyoruz. Hazır yardımlar ancak çok acil bölgelere yapılabilir. Ancak artık sürdürülebilir kalkınmaya geçmemiz lazım. Türkiye’deki kurumsal dernekler bu noktada çok tecrübeli. Biz de öyle.

HER ŞEY SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA İÇİN

Sürdürülebilir kalkınmayla ilgili ne gibi projeler yapıyorsunuz?

Sürdürülebilir kalkınmayla ilgili çok ciddi projelerimiz var. Süt keçisi bunlardan bir tanesi. Biz şu anda Afrika’da sürdürülebilir tarımı konuşuyoruz. İnsanlara tohum vereceğiz ve bu tohumla birlikte eğitim vereceğiz. Orada kendi topraklarında ekecek, biçecek ve mahsullerini alacaklar. Örneğin bu sene bir dönüm eken insanlar seneye 2 dönüm 5 dönüm tarla ekecekler. Bu dalga dalga yayılacak.

İNSANLAR AÇLIKTAN ÖLÜRKEN…

Ama bazı ülkenin insanları çalışmayı sevmiyor. Yani siz ne kadar balık tutmayı öğretirseniz öğretin çalışmak istemez. Onlarda balık tutmayı istemek var mı? Projeniz boşa gider mi?

Projemiz boşa gitmez. ‘Bize bu küçük çalışmalarla Afrika insanını kurtaracak mısınız?’ diye soruyorlar. Biz onları değil aslında kendimizi kurtarmaya çalışıyoruz. İnsanlar bir tarafta acından ölürken, biz kolesterolden ölen Müslümanlar olmak istemiyoruz.

KARANLIKTA ÇÖZÜM ARANDI

Yardım çeşitliliği açısından Afrika’da su kuyuları da açmışsınız. Ondan da bahseder misiniz?

Kurban Bayramı’nda Afrika’nın Çad ülkesine gittik. 10 gün Afrika’da kaldık. Orada gıda kolisi dağıtalım ya da kurban kesip gelelim istemedik. Afrika’nın ihtiyaç haritasını çıkarttık. Ve konuyla ilgili Afrika’da dört bakanla görüştük. Elektrikler olmadığı için Eğitim Bakanıyla karanlıkta görüştük. Perdeleri açarak oturduk. Daha sonra Tarım Bakanı, Su Bakanı ve Sosyal Politikalar Bakanlarıyla ve bürokratlarıyla ayrı ayrı toplantılar yaptık. Afrika’da toprak çok ve tarım üzerine projeler yapılabileceğine vardık toplantının sonunda. Aslında Afrika’da su sorunu yok. Suya ulaşım sorunu var. 50 metre derinlikte su var ama insanlar suya ulaşamıyor.

MONBA MARBA KÖYÜ’NE GAZİANTEP’TEN SU KUYUSU

Orada bu durumu fırsata çevirenler var mı?

Hristiyan ve Müslüman kardeşlerimizin bir arada yaşadığı Monba Marba köyünde su kuyusu açtık. Aslında su kuyusu vardı. Bir Hristiyan açmış ve insanlara parayla su satıyordu. Biz de o köyde hem Müslümanların hem de Hristiyanların faydalanması için bir su kuyusu açtık. Çünkü bizim inancımızda mazlumun dini, dili, ırkı ve rengi sorulmaz. Mazlumun mazlumiyeti giderilir. Biz de bunu gözeterek yardım yapıyoruz.

TAM RESMİ ÇALIŞIYORUZ

Sunumda kesilen kurbanları gösterirken bağışçıların ismini de zikrettiğinizi gördüm. Bu derneğinizin şeffaflığı için mi yapıyorsunuz yoksa başka bir nedeni var mı?

Biz tam resmi çalışıyoruz. Aldığımız bağışların tamamını banka üzerinden alıyoruz. Ya da derneğimize gelerek bağış yapanlara makbuz veriyoruz. Tam şeffafız. Hesap verebilir durumdayız. Bağışçılarımız hangi ülkede kurban kesmemizi isterse o ülkede vekalet yoluyla kurban kesiyoruz. Videoya alıp fotoğraf çekiyoruz. Sonrasında da onları bağışçılarımıza gönderiyoruz. Bizden videosu ulaşmayan bağışçımız yoktur. Ayrıca Afrika’da Kuran-ı Kerim de dağıttık.

KURAN-I KERİM OLMADIĞINDAN TAHTA TABLETLERDEN EZBER YAPIYORLARDI

Afrika’da Kuran-ı Kerim dağıttığınızı söylemiştiniz. Kuran-ı Kerim’e erişme noktasında mı sıkıntı var yoksa alım noktasında mı?

Çad daha önce bizden Kuran-ı Kerim talebinde bulunmuştu. Çad’da bin 200 Kuran-ı Kerim dağıttık. Orada Kuran kurslarında öğrencilerde Kuran-ı Kerim yok. Basılı Kuran-ı Kerim olmadığı için tahta levhalar üzerine yazıyorlar. Oradan ezberliyorlar. Ve bir çocuğa bir Kuran-ı Kerim tahtası düşmüyor. Afrikalılar ‘Tahta tablet’ diyorlar ona. Kuran-ı Kerim götürdüğümüzde çok sevindiler. Öpüp başlarına koyan ve ağlayanlar oldu. Aslında Kuran-ı Kerim var orada. Ama insanların alım gücü yok.

Yedi Başak Derneği’ne ne tür yardımlar kabul ediyorsunuz?

Resmi olan her türlü ayni ve nakdi yardımları kabul ediyoruz. Fakat ayni yardımlarda ikinci el kabul etmiyoruz. Sıfır ürünleri ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyoruz.

Gaziantep’te neler yapıyorsunuz?

Gaziantep’te takibini yaptığımız bin aile var. Çoğu yetim ve engelli aileler. Dönemsel yardımlarımızdan faydalanıyorlar. Ev kirası, gıda gibi birçok alanda yardımlarımız oluyor. İhtiyaç sahibi ailelere bulduğumuz kardeş aileler tarafından karşılanıyor ihtiyaçlar.

Peki Gaziantep’te de balık tutmayı öğreteceğiniz bir proje var mı ihtiyaç sahiplerine? Yoksa hazır yardımlar mı yapıyorsunuz?

Gaziantep’te bu alanda çok açık yok. Devletin verdiği yardımlardan dolayı ihtiyaç olmuyor. Ama biz bazı Suriyeli ailelere dikiş makinaları dağıttık. Sonrasında da bazı trikoculardan sipariş verdirerek organizasyon yaptık. Böylece kendi evlerinde ve kendi ayakları üzerinde durabildiler.

HABER//NARİN DEMİRCİ

GÜNDEM
Haber Merkezi
4.11.2018

Yorum yap

Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Gaziantep Hakimiyet Gazetesi ve hakimiyetgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Diğer Haberler
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin