LÖSEMİYLE SAVAŞI VEFASIYLA KAZANDI

LÖSEMİYLE SAVAŞI VEFASIYLA KAZANDI

12 yaşındayken lösemiye yakalandı Nazlıcan Sarıkaya. 2 buçuk yıl tedavi gördü. Ailesi o kadar destek oldu ki, sırf morali yüksek olsun diye karın altında ve yürüyerek hastaneye en yakın köye eti puf almaya gitti babası. Ailesinin fedakarlığını gören Nazlıcan, “İyileşmem lazım” dedi ve ilik nakline gerek kalmadan taburcu oldu. Şimdi Sağlık Yönetimi okuyor ve büyük bir hastanenin müdiresi olmak istiyor.
 
LÖSEMİ OLDUĞUNU 12 YAŞINDA FARK ETTİLER
 
Hastalığını nasıl öğrendiniz?

12 yaşındayken fark ettik hastalığımı. Soğuk almıştım. 8 gün hastanede kaldım. 8 günün sonunda çok kötü burnum kanadı. Hızlı bir şekilde kanadı ve durdu. Doktor şüphelendi ve onkolojiye yönlendirdi. Haberim yoktu bana söylemediler hasta olduğumu. Kardeşimin doğum günüydü ve onu düşünüyordum.


KEMOTERAPİYE BAŞLAYINCA GÜCÜM TÜKENMİŞTİ
 
Hastalığına nasıl alıştın?
 
Annem saçımın çok uzadığını söyledi ve kesmek istedi. Yavaş yavaş beni alıştırmaya çalıştı. Annem yine de kıyamadı saçlarıma ve sadece uçlarından aldı. Hastaneye gittiğimizde kemoterapide saçları dökülen bir kız gördüm. Neden saçlarının olmadığını sordum. Kız saçlarının sobada yandığını söyledi. İçim ferahlamıştı benimki dökülmeyecek diye. Kemoterapiye başlayınca gücüm tükenmişti.
 
İLİK NAKLİNE GEREK KALMADAN İYİLEŞTİM
 
Tedavi sürecinde zorlandın mı?
 
Hastaların maske taktıklarını görünce ben de maske takmaya heves etmiştim çocuk olunca. Annem de hem bana maske takıyordu hem de kendisi takıyordu. Zaten hastalığımı aşmamda en büyük şansım ailem oldu. Tedavi sürecinde hiç enfeksiyon kapmadım. Ailem çok dikkat etti ve iyi baktı. O yüzden tedavim çok başarılı geçti. Ve ilik nakline gerek kalmadan iyileştim.
 
KOCA ADAMLAR YANIMDAN İĞRENEREK GEÇİYORDU
 
Hastalık döneminde insanların tavırları seni nasıl etkilemişti?
 
5 yaşındaki kardeşim saçlarım ilk döküldüğünü görünce çok korkmuştu. Sonra geri tekrar yanıma geldi gönlümü alabilmek için. Özür dilemek istedi. Yanıma gelip şakalar yaparak gönlümü almak istedi. Hastalığımı atlatırken insanların tepkisinden de çok çektim. İnsanlar maskemi görünce bende bulaşıcı hastalık var zannettiler. O yüzden incindim. Ne olursa olsun inciniyorsun. Koca koca adamlar yanından iğrenerek geçince inciniyorsun. 13-14 yaşında henüz bluğ çağındayken.


 
BLUĞ ÇAĞIMI YAŞAMADIM
 
Bluğ çağını yaşadığını düşünüyor musun?
 
Hayır düşünmüyorum. Ben bluğ çağını yaşamadım. Aileme trip atamadım. Sadece hastalık döneminde biraz nazlandım. Çocukken birden bire olgun bir genç kız oldum.
 
ELİMDEN LÖSEV TUTTU
 
LÖSEV'in bu süreçte sendeki yeri ne oldu?
 
Hastalığımla 13 yaşında tanıştım. Tedavi sıramda LÖSEV elimden tuttu. Tedavi olurken maddi sıkıntıya düşmüştük. En yakın akrabalarımızdan görmediğimiz maddi ve manevi ilgiyi oradan gördük. Benim yüzümü güldürmeye yettiler. O acıyı çeken birini güldürmek çok önemli bence. Bizi ayağa kaldırdılar. Ben de ömrüm boyunca onlara destek vereceğim.
 
BABAM ‘ETİ PUF’ ALMAK İÇİN YÜRÜYEREK KÖYE GİTTİ
 
Hastalık döneminde yaşadıkların derslerine nasıl yansıdı? Hayattan ellerini çektiğin dönemler oldu mu? O anlarda nasıl hayata tutundun?
 
Ben her zaman okumak istedim. Hastanede yatarken de en büyük hayalim okula gitmekti. Bir daha okula gidemeyeceğimi sanmıştım. 7'inci sınıfa gidiyordum o zamanlar. 7'inci sınıftayken bir anda okulu bırakmak zorunda kaldım. Yine de 7'inci sınıfı da geçtim. Canım eti puf istedi diye hastaneye en yakın köye yürüyerek eti puf almak için gitti babam. Hem de karda yürüyerek. Bu emekleri boşa vermemem gerek diye düşündüm. Bu düşüncelerle motive oldum.
 
BİR YIL OKULDAN UZAK KALDIM
 
Ne kadar süre okuldan uzak kaldın?
 
Bir yıl uzak kaldım. 8'inci sınıftan tekrar başladım ve derslerime asıldım. O zaman sadece derslerim vardı benim için. 7'inci sınıfta SBS'ye giremediğim için iyi bir liseye gidemedim. İyi bir liseye gidemediğim için de iyi bir ders göremedim.
 
DERS KONUSUNDA KİMSEDEN YARDIM ALMADIM
 
Dershaneye gitmedin mi?
 
Hayır. Dershaneye falan gitmedim. Kendi çalışmalarımla kazandım. Ders konusunda kimseden yardım almadım. Kendim çalıştım, kendim kazandım. Kendim bir şeyleri başarınca kendime daha çok güveniyorum.
 
HEMŞİRELERE ÇOK İMRENİYORDUM
 
Şu an Sağlık Yönetimi bölümünü okuyorsun. Sağlık bölümünü tercih etmende hastalığının etkisi oldu mu?
 
Hastanede yattığım sürede sağlık bölümü okumayı çok istemiştim. Çünkü bize çok destek olduklarını görüyordum. Hemşirelere çok imreniyordum. O yüzden sağlık bölümü istedim.
 
HASTANE MÜDİRESİ OLMAK İSTİYORUM
 
Hedefin ne peki?
 
Hedefim hastane müdiresi olmak. Ama büyük tecrübe istiyor. Başaracağıma inanıyorum ve üst seviyelere çıkmak istiyorum.
 
HERKES KENDİSİNİN DOKTORU
 
Peki hasta olan ve hastalığıyla yeni yüzleşen kişilere söylemek istediğin bir şey var mı?
 
Hiçbir zaman hastalığı kafama takıp da üzülmedim. Tedavi sürecimde çok isyan ettim. 'Artık yeter. Bıktım' dedim. Ama doktorum 'Böyle düşünmen çok normal. Ben böyle hasta olduğumu öğrenmiş olsam dayanamazdım. Sen güçlüymüşsün' demesi bana büyük moral olmuştu. Bu hastalıkta moral çok önemli. Morallerini yüksek tutsunlar. Hastalıklarını öğrendiklerinde bu bir çöküş değil yükseliş olsun. Kendi kendilerini motive etsinler. Çünkü herkes kendisinin doktoru. Hiçbir zaman 'Neden ben?' demedim ve benim ailem de hiç bir zaman 'Neden benim çocuğum?' demedi.
 
NARİN DEMİRCİ

GÜNDEM
Haber Merkezi
4.12.2018

Yorum yap

Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Gaziantep Hakimiyet Gazetesi ve hakimiyetgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Diğer Haberler
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin